Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/876 E. 2012/8345 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/876
KARAR NO : 2012/8345
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki bir kısım ticari ilişki nedeniyle düzenlenen ve zamanaşımına uğramış çeklere istinaden müvekkili tarafından davalı aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını bildirerek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece TTK’nun 644.maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme davalarında, keşidecinin çek konusu bedeli ödediğini ispat etmekle sorumlu olduğu, ispat yükünün davalıda olduğu, davalının dava konusu olan çek bedelini ödediğini ispat edemediği, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Gaziantep 9. İcra Müdürlüğü’nün 2010/10373 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İcra takibine dayanak yapılan çekin zamanaşımına uğramış olduğu anlaşılmaktadır. Zamanaşımına uğramış cekler sebebiyle kambiyo hukukundan doğan haklar yitirilmiş olur. Bu durumda taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde bu belgeler yazılı delil başlangıcı niteliği alır ve belgeye dayanan kişi alacagını ( tanık dahil ) her türlü delille kanıtlayabilir ya da arada temel iliski bulunmaması halinde TTK’nun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz iktisap hükumlerıne dayanılabilir.
Somut olayda davalı dava konusu çekin keşidecisi, davacı ise lehdarı durumunda olduğundan dava dilekçesindeki açıklamalar da gözetildiğinde taraflar arasında temel bir ticari ilişkinin varlığının kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, takip ve dava konusu zamanaşımına uğramış çekin yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilebileceği ve alacağın varlığını ispat etme külfetinin davacı tarafta olduğu düşünülmeden davanın nitelendirilmesinde ve ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.