Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/1685 E. 2013/6952 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1685
KARAR NO : 2013/6952
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalının müvekkilleri aleyhine İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’ nün 2009/198 sayılı takip dosyasından bonolara dayalı olarak takip yaptığını, ancak takip konusu bonolardaki imzaların müvekkillerine ait olmadığını belirterek, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve davalı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, senetlerin de bu sözleşme kapsamında alındığını, diğer davacının da sözleşmede ve senetlerde müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, alınan toplam 29 senetten 14 adedinin davacı tarafça ödendiğini, ödenmeyen 15 adet senedin takibe konu edildiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve davacılar aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin geçerli olmasının senetlere ve takibe geçerlilik kazandıramayacağı, sözleşmesel alacağın temel ilişki kapsamında ayrıca ileri sürülebileceği, ancak bu hususun bonolara vaki borçsuzluğun tespiti istemine ilişkin derdest davada inceleme konusu yapılamayacağı, davacıların imzasını içermeyen senetlerin salt sözleşme kapsamında verilmiş olmaları ve bir kısmının ödenmiş olması nedeniyle davacılar aleyhine kambiyo takibine konu edilerek senet hamiline kambiyo takibinin sağladığı avantajdan yararlanma hakkını bahşetmesinin düşünülemeyeceği, alınan rapora göre takip konusu bonolardaki imzaların davacı şirket temsilcisine ait olmadığı belirtilerek, davanın kabulü ile takibe konu bonolar yönünden davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, taraflar arasında finansal kiralama sözleşmesi kapsamında ticari ilişki bulunması, senetler üzerinde birden fazla imza olması, senetlerin imzalanması sırasında karışıklık meydana gelmesinin mümkün olması, senetlerin bir kısmının ödenmiş olması nedeniyle davalı yanın senetler üzerindeki imzanın davacı şirket temsilcisine ait olmadığını bilmeme ihtimalinin mümkün olması ile takipte kötüniyetinin tespit edilememesi nedeniyle davacı yanın kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.