YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15606
KARAR NO : 2012/7649
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacının davalı şirkete inşaat malzemesi verdiğini, davalının verilen malların bir kısmının bedelini ödediğini, 4201,50 TL’lik kısmını ödemediğini, ödenmeyen kısım için davalıya Alanya 1. Noterliği’nin 10.07.2007 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, akabinde …İcra Müdürlüğü’nün …Esas Sayılı dosyasıyla davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyanla itirazın iptaline, davacı lehine % %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili , taraflar arasında toplam 40.711,74 TL’lik alış-veriş olduğunu, davalının borcunu ödediğini, itiraz dilekçesine yazdığı faturalarda belirtilen ilişkiler dışında taraflar arasında ilişki olmadığını, davalının icra takibinde belirtilen miktarda borcunun olmadığını belirterek, davanın reddine ve davalı lehine alacağın % 40’ı oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece , taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre vade tarihinde davalı tarafından davacıya olan borçlarının ödenmemesi halinde aylık % 10 oranında gecikme faizi ödeneceğinin kararlaştırılması karşısında, bilirkişi raporu dikkate alındığında davalının sözleşme gereği ödemesi gereken para borcunu vadesinde ödememesi sebebiyle 4.106,50 TL gecikme faizi ödemesi gerektiği, alacağın niteliği itibariyle faiz alacağı niteliğinde olduğundan faize faiz yürütülme yasağı sebebiyle davacının işlemiş faiz ve takip sonrası faiz talep edemeyeceği gerekçesiyle icra takibindeki asıl alacak miktarı açısından taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne, takibin 4.103,69 TL asıl alacak üzerinden devamına, davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde açıkça mal bedelinin ödenmeyen kısmının talep edildiği icra takibine yönelik itirazın iptali isteminde bulunulmuştur. Gerek icra takibinde, gerekse davada vade farkına ilişkin bir talep mevcut değildir. Başka bir anlatımla dava mal bedelinden ödenmediği iddia edilen kısma ilişkindir. Buna rağmen mahkemece vade farkına ilişkin görüş bildiren ve hesaplama yapan ek bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve yazılı şekilde hüküm kurulması, taleple bağlılık kuralına aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm, davalı vekilinin ise öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.