Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7273 E. 2012/1665 K. 07.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7273
KARAR NO : 2012/1665
KARAR TARİHİ : 07.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı banka vekili, müvekkili banka ile dava dışı … İnş. Taah. Ltd. Şti. arasında imzalanan 10.12.2007 tarihli genel kredi sözleşmesini davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kat edilen borç ihtarına rağmen ödenmediği için girişilen icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili icra takibinin dayanağı kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin verdiği ipoteğin paraya çevrilmesi için girişilen takip sonuçlanmadan, genel haciz yolu ile ikinci bir takibe girişilmesinin doğru olmadığını belirterek davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Diğer davalı duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, genel kredi sözleşmesindeki imzanın davalı …’in eli ürünü olmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın reddine, diğer davalı …’in borca itirazı yerinde olmadığından itirazın iptali ile takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile devamına, %40 icra inkar tazminatının davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, %40 kötüniyet tazminatının davacı bankadan alınarak davalı …’e verilmesine karar verilmiş, hüküm aleyhlerine tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 13. maddesine göre, sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ya da hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare ve temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalarda kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş, süresi uzatılmamış veya yeniden yapılandırılmamış kredileri kullananlar ile ilgili uyuşmazlıklarda fon alacaklarının tahsiline ilişkin 138. madde hükmü bankalarınca uygulanır. Aynı Kanun’un 138. maddesi ise fonun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen fon aleyhine neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda yazılı tazminat ve cezaların fon hakkında uygulanamayacağı hükme bağlanmıştır.
Mahkemece anılan yasa hükümleri üzerinde durulup somut olay bakımından tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.