YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10955
KARAR NO : 2012/2627
KARAR TARİHİ : 22.02.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan alacağı altınlara karşılık kendisinin borçlu, davalının alacaklı gözüktüğü, 20.09.2008 vade tarihli, 30.000 TL bedelli malen kaydı bulunan bonoyu düzenleyip davalıya verdiğini, davalının altınları teslim etmediği gibi bonoyu da iade etmeyip icra takibine koyduğunu ileri sürerek bonodan dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı ile …plaka nolu TIR üzerinde ortaklık ilişkisi bulunduğu sırada araç üzerindeki hissesini davacıya devrederek davaya konu senedi teslim aldığını taraflar arasında altın alım satımının söz konusu olmadığını, davacının senet bedelini ödememesi üzerine senede dayalı olarak davacı aleyhine icra takibi yaptığını belirterek davanın reddini savunmuş, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, davaya konu senette bedelin malen ahzolunduğunun belirtildiği, davalının senedin ortak olunan TIR üzerindeki hissesinin devrine karşılık verildiğini savunarak senedin ihdas nedenini talil ettiği, ispat yükünün yer değiştirdiği, davalının yazılı delil sunamadığı, yemin teklifinde de bulunmayacağını belirttiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının % 40 kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu senet malen düzenlenmiş olup, davacı bu senet karşılığında teslim edilmesi gereken altının teslim edilmediğini iddia etmiş, davalı ise senedin satılan araç hissesine karşılık düzenlendiğini savunmuştur. Bu durumda senedin mal karşılığında düzenlenmiş olduğu tarafların beyanlarından anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacı malen kaydı bulunan senede karşılık mal teslim edilmediği yönündeki iddiasını yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Başka bir anlatımla somut olayda ispat külfeti davacıdadır. Mahkemece ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.