YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2446
KARAR NO : 2013/6579
KARAR TARİHİ : 11.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketten mal satın alan davalının, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, icra takip dosyasında müvekkiline hiçbir tebligat yapılmadığını, yapıldığı görülen tebligatların ise tamamen yasalara aykırı ve usulsüz olduğunu, takip konusu ipoteğin teminat ipoteği olduğunu, taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen bir kredi ilişkisi sözkonusu olmadığından davacının genel mahkemede dava açıp, alacağın miktarını belirlemeden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen bir kredi ilişkisi bulunmadığından dolayı, ticari ilişki gereğince doğacak olan alacağın genel mahkemede açılan bir dava ile miktar olarak belirlenmeden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılamayacağından yasal koşulları oluşmayan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile asıl borçlu ve ipotek borçlusu aleyhine girişilen icra takibine ipotek borçlusu olan davalı vekilinin itirazı üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Takipten önce borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek borçlusu olan dava dışı …’e TMK’nun 887. maddesi uyarınca ihtarname tebliğ edildiği ve davaya konu icra takibinin hem asıl borçlu olan davalı … şahıs firması, hem de ipotek borçlusu olan dava dışı … aleyhine yapıldığı, ipotek borçlusunun takibe itiraz etmeyip, asıl borçlu ve kendi hissesi yönünden aynı zamanda ipotek veren davalı …’in itirazı üzerine işbu davanın açıldığı dosya içeriğinden anlaşılmış ve böylece somut olay bakımından takip ve dava şartlarının gerçekleştiği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece, davacının alacağını saptayan bilirkişi raporuna yönelik davalı tarafça ileri sürülen itirazlar değerlendirilip, gerektiğinde ek bilirkişi ya da yeni bir bilirkişi raporu alınıp, tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.