YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6686
KARAR NO : 2011/262
KARAR TARİHİ : 19.01.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin borcuna karşılık davalıya çek verdiğini, çek bedelinin ödenmesine rağmen davalının bu çeki tekrar icra yoluyla tahsil cihetine gittiğini belirterek takibin durdurulmasını ve iptalini, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline çekten dolayı borcu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının banka havalesi yoluyla ödemelerin çek bedeli kadar olduğu, bilirkişi raporunda davacının yaptığı ödemelerin dava konusu çeke ilişkin olduğu ve çek aslının ödendiğinin belirtildiği, ödemelerin dava tarihinden önce olduğu gerekçesiyle çek bedeli ile sınırlı olmak üzere davanın kabulüne, çek bedeli yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ödenen çekte yazılı alacak dışında fer’i alacak bulunması çekin kambiyo senedi olduğu gözetilerek takibin iptali talebinin reddine, davacı çek bedelini davanın açılmasından önce ancak icra takibinden sonra ödediğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, davalı alacaklının … Bankası … şubesinde bulunan hesabına, çeke karşılık olarak ve havale yapılırken çek belirtilmek suretiyle 16.05.2007 tarihinde 14.000 TL, 27.07.2007 tarihinde 6.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL ödeme yapıldığını gösterir dekontları delil olarak sunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu ödemelerin söz konusu çeke ilişkin olduğu ve çek aslının ödendiği belirtilmiştir.
Menfi tespit davasına konu çek bedelinin ödeme tarihi 16.05.2007 – 27.07.2007’dir. Davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takip tarihi 20.09.2007, dava tarihi ise 19.10.2007 olup, davacı dava konusu çek bedelini dava ve icra takip tarihinden önce ödemiştir. Bu durumda davacıyı menfi tespit davası açmaya zorlayan takip haksız ve kötüniyetlidir.
O halde mahkemece İİK 72/5. maddesi uyarınca davacı borçlu lehine % 40 oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.