Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/1036 E. 2012/8680 K. 23.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1036
KARAR NO : 2012/8680
KARAR TARİHİ : 23.05.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında davalı şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalıların söz konusu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine ilamsız icra takibine davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin takipte fahiş faiz ve gider vergisine itiraz ederek kısmi itirazda bulunduklarını, müvekkilleri ile davacı arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesindeki şartların yasaya aykırı olduğunu, kredi sözleşmesinin çok ufak harflerle, matbu olarak banka tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini ve müvekkiline imzalattırıldığını, okunabilirliği ve anlaşılabilirliği çok zor olan bu sözleşme ile belirlenen faiz oranı ve gider vergisinin “gabin” nedeniyle yasaya aykırı ve kanunen hükümsüz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ve davacı banka lehine icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi alacağının tahsiline yönelik itirazın iptali istemidir. Dava ve takip dayanağı kredi sözleşmesini müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalılardan …’e takip dosyasında çıkartılan ödeme emri 25.03.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olup yasal 7 günlük itiraz süresi 01.04.2010 tarihinde dolmasına rağmen, 02.04.2010 tarihinde itiraz edildiği görülmüştür. Bu durumda ödeme emrine itiraz süresi içinde itiraz edilmemiş olduğuna göre takip bu davalı yönünden kesinleşmiştir. O halde adı geçen davalı yönünden kesinleşen icra takibi nedeniyle davacının bu davalıya itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. HMK’nın 114/1-h maddesi gereği hukuki yarar şartı dava şartı olduğundan re’sen gözetilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu husus gözetilmeden usul ve yasaya aykırı olarak adı geçen davalı yönünden de uyuşmazlığın esastan incelenerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Davacı banka vekili, takip dosyasında takip talebinde 26 adet çek bedeli 11.810,00 TL. gayrinakit toplamı bedelin de depo edilmesini talep ettiği halde, mahkemece, HMK’nın 297/2. (HUMK’nun 388/2.) maddesine aykırı olarak, bu talep ile ilgili olarak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da isabetsizdir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.