Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/5097 E. 2010/2621 K. 11.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5097
KARAR NO : 2010/2621
KARAR TARİHİ : 11.03.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkiline gönderdiği 27.02.2004 tarih, … sayılı fatura ile 2003 Aralık ayı 2004 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait sistem kullanım bedellerinin ödenmesini istediğini, oysa 2003 Aralık ayı iletim bedelinin tahakkuk ettirilmemesi gerektiği gibi 2004 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait olan iletim bedelinin aynı zamanda … tarafından da fatura edildiğinden bu bedellerin ödendiğini, anılan hususlara itiraz edildiği halde bundan sonuç alınamadığından ihtirazı kayıtla fatura bedelinin ödenmek zorunda kalındığını belirterek davacıdan haksız tahsil edilen 31.706.47 YTL’nin avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuş, 04.10.2006 günlü dilekçesi ile Aralık 2003 dönemine ait miktarın iadesini kabul ettiklerini bildirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, faturalar, bilirkişinin “Aralık 2003 için haksız talepte bulunulduğuna bunun iadesi gerektiğine, faturalamalara göre diğerlerinin iadesi gerekmediğine” ilişkin benimsenen raporuna göre davanın kısmen kabulüne, 13.670.51 YTL’nin dava tarihinden Merkez Bankasının kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı avans kredi faizi ile davalıdan alınıp, davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan 10.07.2006 günlü ek raporda, “Ocak 2004 ile Şubat 2004 faturalarının davalı ile dava dışı … tarafından ayrı ayrı düzenlendiği ve mükerrer ödeme olduğu bilindiğine göre bu faturalardan hangisinin iade edileceğinin mahkemenin takdirinde olduğu, bu konunun mali işler uzmanının bilgi alanına girdiği ve mahkemenin takdirinde bulunduğu” bildirilmiştir.
Bu durumda mahkemece aralarında maliyeci de bulunacak şekilde konusunda uzman kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınıp, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.