Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/6942 E. 2011/2535 K. 28.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6942
KARAR NO : 2011/2535
KARAR TARİHİ : 28.02.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 08.04.2010
No : 431-472

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkilinden aldığı çimento bedellerini ödememesi nedeniyle başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında takibe yansıyan şekilde ticari ilişki bulunmadığını bildirerek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davacının alacağının 627.-TL olduğunun tespit edildiği, bakiye alacak iddiası yönünden davacı tarafından davalıya yemin teklif edilmiş ise de, davalının bilirkişi raporunda belirtilen miktar dışındaki alacak için teklif edilen yeminin icapsız olduğunu ve HUMK.nun 354/2.maddesine göre ispatlanmış hususlarda yemin teklif olunamayacağını belirterek yemin teklifini kabul etmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 627.-TL asıl alacak olarak devamına, fazla talebin reddine, 627.-TL üzerinden %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 29.12.2009 tarihli celsede davalı tarafa yemin teklifinde bulunduklarını bildirmiş; davalı vekili, davacının kendi defterlerinde alacağı olmadığının belirtildiğini, bu durumda yemin teklif edilemeyeceğini beyan etmiş ve 01.03.2010 tarihli dilekçesinde, ispatlanmış hususlarda yemin teklif olunamayacağını belirterek yemine ilişkin ara karardan rücu edilmesini istemiştir. Mahkemece, ispatlanmış hususlarda yemin teklif edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, diğer delillerle ispat edemediği alacağı için yemin teklifinde bulunmuştur. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf bu vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif edebilir.Yemin delili yanında başka delillere de dayanan davacı diğer delillerle bakiye alacak iddiasını ispat edemediğine göre, HUMK.nun 354/1.maddesi uyarınca yemin teklif etme hakkı vardır. İspat yükü üzerine düşen taraf iddiasını başka delillerle ispat etmiş ise ve fakat mahkemece iddiasını ispat etmiş sayılmayarak karşı tarafa yemin teklifine zorlanmışsa eda edilen yeminin uyuşmazlığın karara bağlanması bakımından bir hükmü yoktur. HUMK.nun 354/2. maddesindeki düzenleme, ispat yükü üzerine düşen tarafın gösterdiği delillerin iddiayı ispat için yeterli olması halinde yemin teklif olunamayacağına ilişkindir. Davacı, dava konusu bakiye alacak ile ilgili iddiasını başka delillerle ispat edemediğine göre, olayda HUMK.nun 354/2.maddesinin değil 354/1.maddesinin uygulanması gerekmektedir. Mahkemece, davacının yemin teklifi üzerine HUMK.nun 344.vd.maddeleri uyarınca işlem yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri bulunmayan HUMK.nun 354/2.maddesi hükmü gerekçe yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.