YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13351
KARAR NO : 2011/7637
KARAR TARİHİ : 08.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı intifa hakkının terkini-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı şirket ile müvekkil şirket arasında 01.03.2006 tarihinde müvekkil şirket ortaklarının garantör ve taahhüt eden sıfatıyla yer aldıkları bayilik ve işletmecilik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca müvekkillerinin maliki olduğu taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt servis ve satış istasyonunun davalı şirket bayisi olarak faaliyet göstermesinin kararlaştırıldığını, intifa hakkı senedinde ve sözleşmenin 14.madde hükmünde istasyon binasının donanım ve dış cephe dizaynının tank, pompa vs. donanım ve ekipman inşa ve iktisap bedellerinin davalı yanca karşılanacağının hükme bağlandığını, ayrıca davalı firmanın 400.000 ABD doları+KDV’yi gayri maddi haklar bedeli olarak hibe etmeyi taahhüt ettiğini, bu bedele karşılık taşınmaz üzerinde 600.000 TL bedel için ipotek tesis edildiğini, buna rağmen hibe ödemesinin yapılmadığını, müvekkillerinin sözleşmeye güvenerek 8.11.2006 tarihinde işletme belgesini, 22.07.2007 tarihinde akaryakıt satış istasyonu ruhsatını aldığını, ayrıca davalı lehine taşınmaz üzerinde 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, müvekkillerinin üzerine düşen edimlerini zamanında yerine getirdiğini, buna karşılık davalı şirketin taahhüt ettiği hibeyi ödemediğini, istasyonun donanımı ile ilgili hiçbir işlem yapmadığını, bunun üzerine sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, ancak davalının sözleşmenin feshini kabul etmesine rağmen intifa hakkının fekkinden kaçındığını, intifa hakkının tesisinin sebebinin ortadan kalktığını, intifa hakkı ve ipotek tesisi için masraflar yapıldığını, akaryakıt istasyonundan elde edilecek gelirden mahrum kalındığını ileri sürerek intifa hakkının fekkine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 19.000 TL menfi zararın ayrıca yoksun kalınan kar karşılığı, 1.000 TL’nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi gereği, davacılara ait taşınmaz üzerinde 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, intifa hakkının devamının bayilik sözleşmesinin devamına bağlı olmadığını, davacıların sözleşme ve ilgili yasalar gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bayilik lisansı için Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’na başvurmadığını, lisans almadığını, kaldı ki alınması gerekli işletme belgesi ve akaryakıt satış ruhsatının sözleşmenin akdinden 8 ay-1 yıl sonra temin edilebildiğini, müvekkilinin hibe taahhüdünün bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiş, 25.08.2008 tarihli karşı dava dilekçesinde ise, davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeni ile sözleşmenin 15/c.madde hükmü uyarınca sözleşmenin feshedildiğini ve 10.000 ABD doları cezai şart alacaklarının doğduğunu ileri sürerek 10.000 ABD doları cezai şart ile istasyonun faaliyete geçirilmemesi nedeni ile günlük 1.000 ABD doları cezai şart ile ortaya çıkan 400.000 TL civarındaki kar karşılığı şimdilik 10.000 TL tazminatın ve cezai şartın avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 01.03.2006 tarihinde akdedilen bayilik sözleşmesi gereğince davalı şirket lehine 08.03.2006 tarihinde intifa hakkı tesis edildiği, davacının 8.11.2006 tarihinde işletme belgesini, akaryakıt satış ruhsatını ise 22.07.2007 tarihinde aldığı, sözleşmede ruhsat ve izin belgelerinin alınmasının kesin süreye bağlanmadığı gibi davalı tarafından bu konuda davacıyı temerrüde düşürecek bir ihtar ya da uyarıda bulunulmadığı, sözleşmenin 4.ve 14.maddeleri ile intifa hakkı tesisine ilişkin resmi senedin 3.maddesi uyarınca davalı şirketin istasyonunun donanımı için taahhüt ettiği tesis ve ekipman inşa ve iktisap edimlerini yerine getirmediği, buna rağmen davacının EPDK’ya başvurup ruhsat almaması olgusuna davalı yanca dayanılmasının MK’nun 2.madde hükmü gereğince haklı görülmediği, davacı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, intifa hakkı tesisi sebepsiz kaldığı, davacı tarafından sözleşme feshedildiğinden fesih sonrasında müspet zararın istenemeyeceği, davacı tarafından ipotek ve intifa hakkı tesis ile ilgili olarak sarf edilen toplam 16.172,65 TL menfi zararın davalıdan talep edilebileceği, sözleşme davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğinden davalı-karşı davacı taleplerinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle asıl dava yönünden, davanın kısmen kabulüne, intifa hakkına ilişkin kaydın tapu sicilinden terkinine, 16.172,65 TL menfi zararın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı(karşı davacıdan) tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı dava yönünden ise, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.