YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13375
KARAR NO : 2011/7639
KARAR TARİHİ : 08.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalı şirket tarafından aleyhine 15.01.2005 ve 30.11.2005 vade tarihli 12.000 USD bedelli senetlere dayalı toplam 34.955.-TL.üzerinden icra takibine girişildiğini, borcunun 11.500.-TL.olup, haricen ödendiğini ileri sürerek takipten dolayı davalının asıl alacağı olan 11.500.-TL.nin ödenmiş olduğundan bakiye 23.455.-TL.lik kısmından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline uzlaşma teklifinde bulunması üzerine tarafların bürosunda bir araya gelerek anlaşmaya vardıklarını ancak davalı şirket vekili olarak Avukatlık Kanunu’ndan doğan 5.070.-TL.ücret alacağının şimdiye kadar ödenmediğini, sözü edilen bu alacak konusunda şahsına yemin teklif edilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davalı şirket yetkilisinin 22.7.2010 tarihli duruşmadaki imzalı beyanında, davacı ile anlaştıklarını borcun 11.500.-TL.lik kısmının ödenmesinin kararlaştırıldığını ve bu miktarın da ödendiğini bakiye kısım alacak ile ilgili talebinin olmadığını beyan ettiği, tarafların karşılıklı beyanları ve kabulleri değerlendirilerek takipten dolayı davacının davalıya 11.500.-TL.borçlu olduğu ve bu miktarın da ödendiği, anlaşıldığından davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı şirket temsilcisi Meriç Yokeş 22.07.2010 tarihli celsedeki beyanında, dava konusu edilen İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2006/14817 esas sayılı icra dosyasında takibe konu yapılan alacak nedeniyle 11.500,00 TL miktar üzerinden davacıyla anlaştıklarını, bu miktar dışında takibe konu yapılan alacak yönünden talebinin bulunmadığını ancak yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği, davacı asil … da avukatlık ücretini ödemeyeceği şeklinde bir itirazının olmadığını ve davayı bu şekilde kabul beyanına göre mahkemece, tarafların karşılıklı kabul beyanları doğrultusunda somut olayda kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yönün değerlendirilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.