Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/6681 E. 2011/1538 K. 09.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6681
KARAR NO : 2011/1538
KARAR TARİHİ : 09.02.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 28.04.2010
No : 91/123
Taraflar arasındaki senet iptali-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacının keşideci olduğu bonoya dayalı davacı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı ile davacının ticari ya da şahsi hiçbir ilişkisinin olmadığını, takibe konu bononun vade tarihinin yıl itibariyle 1 iken 7 hale getirildiğini belirterek senedin iptalini ve borçlu olunmadığının tespitini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile de davacının davalı ile bu senede bağlı ticari ya da şahsi ilişkisi olmadığını belirtmiştir.
Davalı vekili, bononun davalıya gerçek bir alacak için verildiğini, senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu, senedin vade tarihi üzerinde tahrifat yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının ticari defterleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda davacının davalıya verdiği senetle ilgili herhangi bir muhasebe kaydının bulunmadığı, davalının 2005,2006 ve 2007 yıllarında davacıya herhangi bir ticari mal satışının olmadığının belirtildiği, davalı vekilince başkaca sübuta elverişli delil sunulmadığı, davacı yönünden davanın ispat olunduğu, davalının kendi ticari defterlerinde dahi kayıtlı olmayan senetle icra takibi yaparak kötüniyetini ortaya koyduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya senet sebebi ile borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin durdurulmasına, asıl alacak miktarı üzerinden %40 tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı takip konusu 15.03.2007 tanzim tarihli, 17.000 TL bedelli, veriliş nedeni malen olan kambiyo senedi ile ilgili olarak borçlu olmadığının tespitini, senedin iptalini talep etmiştir.
Dava konusu bonoda malen kaydı olduğundan bononun mal karşılığı düzenlendiğinin kabulü gerekir. Davacı bonoya karşılık herhangi bir mal verilmediğini, bu bonoya dayalı olarak davalı ile ticari ya da şahsi bir ilişkisi olmadığını iddia ettiğine ve davalı da bonoyu talil etmediğine göre, ispat külfeti davalıya ait olmayıp, davacı borçluya aittir.
Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilmeden ispat külfetinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.