Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/12205 E. 2012/2696 K. 23.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12205
KARAR NO : 2012/2696
KARAR TARİHİ : 23.02.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, icra takibine konu genel kredi sözleşmesine davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza attığını, ancak davalının kefil olduğu kredi borçlarını ödemediğini, bu nedenle girişilen takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre temerrüdün takip tarihinde gerçekleştiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile takipteki asıl alacak miktarının 3.947,22 TL, BSMV’nin 11,23 TL olarak kabulü ile sadece bu miktarlar üzerinden davalının itirazının iptaline, takibin devamına, bakiye istemin reddine, şartlar oluşmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkeme gerekçesinde bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiğini belirttiği halde hüküm kısmında akdi faize hükmedilmemiş olduğu görülmüştür. Takipten önce temerrüt oluşmadığından temerrüt faizi istenemez ise de akdi faiz istenebileceği düşünülerek kefalet limitinin 4.000,00 TL olduğu ve kefilin sorumluluğunun kefalet limiti ile sınırlı olduğu da gözetilerek bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmalıdır. Öte yandan alacak kredi sözleşmesine dayalı olup, likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğundan İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına da hükmedilmelidir.
Mahkemece belirtilen bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

..