YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3401
KARAR NO : 2011/14062
KARAR TARİHİ : 16.11.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 05.10.2010
No : 57-491
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava konusu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu hususun İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/700 E. sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, ancak temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay’ın ilgili dairesinin gecikmiş itiraz bulunmadığı gerekçesiyle usule ilişkin bir karar ile anılan İcra Mahkemesinin kararını bozduğunu, tashihi karar taleplerinin de süresinde yapılmadığından reddedildiğini, bu nedenle işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, çekteki imzanın müvekkil firma yetkilisine ait olmadığının tespiti ile müvekkil firmanın borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin iyiniyetli meşru hamili olduğunu, çekin dava dışı … İnş. Ltd. Şti.’ne kullandırılan kredi borcuna karşılık müvekkili bankaya ciro edildiğini, TTK’nın 599. md. gereğince şahsi def’ilerin temlik cirosuyla hamil olan iyiniyetli 3. şahıs olan müvekkili Bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini savunmuş, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; icra takibine konu olan çekte imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul 7. icra Müdürlüğü’nün 2007/6002 E. sayılı takip dosyasına dayanak 07.12.2006 tarihli 20.000 TL. bedelli Yapı Kredi Bankasına ait çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.