Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6298 E. 2010/4039 K. 06.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6298
KARAR NO : 2010/4039
KARAR TARİHİ : 06.04.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, davalı … tarafından icra takibine konu edilen lehdarı bulunduğu 19.1.2007 keşide tarihli 17.750.00.-TL. bedelli çekteki 1.ciranta imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, hakkında çek iptali davası açılmış olan çeki icra takibine konu eden davalı alacaklının kötüniyetli ve haksız olduğunu ileri sürerek icra takibinden dolayı müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine, meşru hamil olmayan davalının takip konusu çekten dolayı alacaklı olmadığının tespitine, çek ve çek bedellerinin istirdadına, haksız ve kötüniyetli takipten dolayı müvekkili şirket lehine % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin çekin iyiniyetli hamili olduğunu, davacı lehtar olan şirket adına ciroyu …’ın yaptığı hususunun öğrenildiğini, bu kişiye davacı şirket tarafından her türlü yetkinin verildiğini, ancak dava konusu çek hakkındaki ödeme yaprağından önce bu şahsın azledildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı duruşmalara katılmadığı gibi, cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde savunmaya konu dava dışı …’a davacı tarafından verilen vekaletnamede çek düzenleme konusunda yetki verilmediği, hal böyle olunca çek arkasında lehtara ait geçerli bir cironun bulunmadığı, davacının istirdat talebine gelince, icra dosyasına parayı ödeyenin keşideci dava dışı Tipo Ltd.Şti. olması, davacı tarafından dosya borcuna mahsuben takip dosyasına herhangi bir para yatırılmamış olması nedeniyle bu talep yerinde görülmemiş ve menfi tespit istemi yönünden davanın kabulü ile icra takibine konu 19.1.2007 keşide tarihli 17.750.00.-TL. bedelli çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davalıların kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, dava konusu çekin lehtarı olup, vekilinin çek düzenlemeye ve çeki ciro etmeye yetkisi bulunmamaktadır. Nitekim yerel mahkeme gerekçesinde de bu husus isabetle belirtilmiş ve davacı vekilinin çek arasındaki cirosunun geçersiz olduğu, bu durumda ciro silsilesinde kopukluk olduğundan çeki takibe koyan hamilin yetkili hamil olmadığı gerekçesiyle menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, yargılama sırasında keşideci tarafından ödenmiş olan çek bedeli yetkili hamil olmadığı halde davalı icra takip alacaklısı … tarafından tahsil edilmiştir. Yetkisiz hamilin çek bedelini tahsil etmesinin hukuksal dayanağı bulunmamaktadır. Davacının iddiaları mutlak def’i niteliğinde olup, herkese karşı ileri sürülebilir. Davacı çekin lehtarı durumunda olduğuna ve geçerli bir cirosu da bulunmadığına göre bu çek nedeniyle alacaklı durumdadır. O halde mahkemece keşideci tarafından yatırılan çek bedelinin davacıya ödenmesi gerektiğinden istirdat talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelerle bu yöndeki talebin reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.