YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1324
KARAR NO : 2013/6977
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. …gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili davalı ile 19.03.2000 tarihli Yetkili Servis ve Bayilik Sözleşmesi imzaladığını, ilişki devam ederken, davalının 20.12.2005 tarihli bildirimi ile 31.12.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini, haksız fesih nedeniyle oluşan zararların tazmini için davalı aleyhine İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2007/117 Esas ile dava açtıklarını, davalının sözleşmeyi feshetmesine rağmen Satış Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğinin 7. maddesine göre, 15 gün içinde servis değişiklerini Bakanlığa bildirmesi gerekirken bildirmediği gibi, servis istasyonu listesinde müvekkilinin işinin 28.09.2007 tarihine kadar yer aldığını öğrendiğini, davalının bu şekilde Oto ve Yedek Parça ithalatı yaptığını, davalının ithalatının vekaletsiz iş görme ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumluluğunun doğduğunu, hileli davranışlarla müvekkilini aldattığını ileri sürerek şimdilik 150.000 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının bu davayı açarak müvekkili ile uzlaşmaya çalıştığını, müvekkili üzerinde baskı ve tehdit unsuru oluşturmaya çabaladığını, dava konusu olaylarının davacıyı ilgilendirmediğini, iddiaların gerçek olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamı ve alınan bilirkişi kurulu raporuna göre, davacının iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gibi, öne sürülen zararın davalının bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklandığının ispatlanamadığı ve illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.