YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16316
KARAR NO : 2022/13285
KARAR TARİHİ : 06.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlığa teşebbüs ve kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat-mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçesinde sanık …’ın hakaret suçu yönünden temyiz talebi bulunmamakla bu suç yönünden kanun yoluna gidilmemesi sebebiyle kesinleştirme işlemleri yapılmış olmakla bu suç yönünden inceleme yapılmamış, yine sanık … hakkında basit yaralama suçundan verilen ve itiraz yasa yoluna tabi olan hükümle ilgili merciince bir karar verilmiş olduğundan bu hüküm temyiz davasına konu edilmemiştir.
I-Sanık … hakkında katılan sanıklara yönelik işlenen kasten yaralama suçunda kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanığa kasten yaralama suçundan dolayı tayin edilen adli para cezalarına ilişkin hükmün cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanıklar …, … ve … hakkında hırsızlığa teşebbüs suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar …, … ile …’ın, …’ya ait alanda mağdurun rızası hilafına hırsızlık yapmak amacıyla çam kozalaklarını toplayıp çuvala doldurdukları hususunun gerek sanıkların kaçamaklı savunmaları gerek tanık ve mağdur beyanlarıyla sabit olması karşısında sanıkların açıktan hırsızlığa teşebbüs suçunu işledikleri, bu nedenle eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nun 141/1, 35 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Eylemin sübut bulduğunun kabulü halinde,
2-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğname gerekçesine aykırı olarak BOZULMASINA, 06.10.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.