YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14263
KARAR NO : 2012/8361
KARAR TARİHİ : 17.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av. ….’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalının 26/11/2007 tarihli sözleşme ile plastik kalıp makinesi satın almak üzere 270.000 EURO bedel karşılığında anlaşarak proforma fatura düzenlendiğini 22/02/2008 tarihinde ilk akreditifin açıldığını, ancak 30/03/2008 olan yükleme tarihinin 06/06/2008 tarihine kadar uzatılmasına rağmen, dava konusu makinanın yüklemesinin gerçekleşmediğini, bunun üzerine yükleme tarihi 31/07/2008 olarak belirlenen yeni ve 2. bir akreditif açıldığını ve bu akreditife yükleme tarihini her geçen gün için mal bedelinin %0,5 oranında gecikme cezası uygulanacağının kararlaştırıldığını, ancak 31/07/2008 tarihinde de yükleme işleminin gerçekleşmediğini, davalı tarafın söz konusu işlemi yapacağını ve anlaşmaya konu makinanın teslimatını sağlayacağını belirtmesi üzerine 21/08/2011 tarihinde yükleme yapılmak üzere 3. bir akreditif açıldığını, ancak davalının anlaşmaya konu malı bu tarihte de teslim edememesi üzerine müvekkilinin kendi imkanları ile doğrudan yurt dışındaki satıcı firma ile temasa geçtiğini ve makinayı ancak 27/11/2008 günü Türkiye’ye getirerek teslim alabildiğini ve bu makinanın 98 gün gecikme ile müvekkili tarafından teslim alınması nedeniyle akreditifte kararlaştırılan cezai şart gereğince davalı aleyhine her günlük gecikme karşılığı 1.350 EURO olmak üzere toplam 132.300 EURO gecikme cezası uygulanması gerektiğini belirterek 132.300 EURO’nun dava tarihindeki karşılığı 291.099,69 YTL cezai şartın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davacı vekili 18/05/2011 havale tarihli dilekçesi ile davanın sebebi ve talep sonucunu ıslah edeerek davalının temerrüdü nedeni ile müvekkilinin oluşan zarar ziyan ve tazminat talebi olarak davaya devam edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin söz konusu anlaşma ve akreditifler gereğince elinden geleni yaptığını, ancak her teslimat öncesinde üretici firmanın söz konusu malın gönderilmesinde o ülke yasaları çerçevesinde izin sorunu yaşadığını ve bu konuda müvekkiline herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini, ayrıca sözleşmedeki cezai şart maddesinin sözleşmeye konu malın ifasının gecikmesi durumunda uygulanabilecek bir cezai şart niteliğinde olduğunu ve ancak ifa ile birlikte istenebileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki sözleşmeye konu makinanın davacı tarafından bağımsız olarak doğrudan edinildiği, akreditifte kararlaştırılan cezai şartın ifaya eklenen cezai şart olduğu, dava dilekçesinde açıkça ifa ile birlikte gecikme tazminatının istenmediği, ayrıca tahkikat tamamlandıktan sonra ve harç yatırılmaksızın ıslah talebinde bulunulduğu gerekçesi ile davanın ve ıslah talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 18/05/2011 tarihli dilekçesi ile cezai şart olan dava sebebini “temerrüt nedeni ile oluşan zarar ziyan ve tazminat talebi” olarak değiştirilmesi için ıslah talebinde bulunmuştur.
Mahkemece tahkikatın tamamlandığı ve harç yatırılmadığı gerekçesi ile ıslah talebi kabul edilmemiştir. Islah talep edildiği tarihte yürülükte bulunan HMK’nın 177. (HUMK’nın 84.) maddesine göre ıslah tahkikata tabi olan davalarda tahkikat bitinceye kadar yapılabilir. HUMK’nın 375. maddesine göre tahkikat iki tarafın iddia ve savunmaları ile ilgili delilleri ve dava dosyası incelendikten sonra talep edilmesi durumunda bir süre verilir, bu süre içinde verilen dilekçeler dosya ile birleştirilir ve tahkikatın bittiği tefhim edilir. Somut olayda mahkemece tahkikatın bittiği bildirilmeden mahkemenin tahkikatın tamamlandığı gerekçesi yerinde değildir. Diğer taraftan davacı ıslahla dava sebebini değiştirdiğinden dava konusunun değerini artırmadığından ayrıca harç ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Mahkemece kanuna uygun olan ıslah talebi kabul edilerek ıslahla değiştirilen dava sebebine göre toplanan deliller değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900.TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.