YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12822
KARAR NO : 2012/18462
KARAR TARİHİ : 05.12.2012
MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin LPG dağıtım firması olduğunu, taraflar arasında 02.04.2008 tarihli. LPG Bayii Sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkilinin davalı istasyona sözleşme uyarınca gerekli malzemeyi teslim ederek yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının da sözleşme süresince müvekkili şirketin markası altında LPG satmayı taahhüt ettiğini, ancak davalının EPDK’dan alması gereken lisansı aradan geçen bir yıla rağmen almadığı gibi sözleşmeyi 27.01.2010 tarihli ihtarname ile feshettiğini bildirdiğini, bu feshin haklı bir sebebe dayanmadığını, davalının 03.02.2010 tarihinde dava dışı . A.Ş. ile bayilik sözleşmesi yaptığını, davalının müvekkilinden LPG almayarak bayilik sözleşmesini haksız yere feshettiğini, müvekkilinin sözleşme süresi olan 02.04.2008 -02.04.2012 tarihleri arasında aylık ortalama 20 ton LPG satışı karşılığı kârdan mahrum kaldığını, kâr toplamının ton başına ayda 200 TL’den 192.000 TL olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000 TL nin avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 15.09.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 16.000 TL artırarak 24.000 TL nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında LPG bayii hususunda bir ön sözleşme akdedildiğini ve o tarihten bu yana taraflar arasında hiç LPG satışının gerçekleşmediğini, davacının müvekkiline ariyet olarak teslim ettiği malzemelerin sözleşme kurulmadığından davacıya iade edildiğini, tarafların ton başına verilecek kâr oranı hususunda anlaşamadıklarından sözleşmenin yürürlük kazanmadığını, dolayısıyla ihtarname ile taraflar arasında aslında hiç kurulmamış sözleşmenin her iki tarafı da bağlamadığının davacıya bildirildiğini, öte yandan sözleşmede teminat veya cezai şart kararlaştırılmadığını, yıllık satış kotası belirlenmediğini, bu nedenle davacının talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin içerdiği hükümler ile doğrudan karşılıklı borç ve alacaklar doğuran bir sözleşme olduğu, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanmadığı, davacının davalıyı sözleşmeden doğan LPG alımı borcunu ifa bakımından temerrüde düşürmediğinden haksız fesih nedeniyle 4 yıllık sözleşme süresini kapsar şekilde kar mahrumiyeti talep edemeyeceği, sözleşmenin feshinden sonraki dönem için davacının yeni bir bayilik verebilmesi için ihtiyaç duyacağı sürenin en çok 6 ay olarak belirlendiği, aylık asgari 20 ton üzerinden ton başına 200 TL kâr hesabının makul ölçüler dahilinde kaldığı, buna göre davacının sözleşmenin feshi tarihinden sonraki altı ay için mahrum kaldığı kâr miktarı 24.000 TL olarak saptandığı gerekçeleriyle davanın kabulüne 8.000.-TL nin dava tarihinden, 16.000.-TL nin ise ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.