Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/9979 E. 2010/4057 K. 07.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9979
KARAR NO : 2010/4057
KARAR TARİHİ : 07.04.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av…. gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı şirket vekili müvekkilinin 16.12.2003 tarihinde dava dışı bir şirketten 200 m² ebatlı kazan aldığını, şirkette yetkisi olmayan fakat arızi olarak danışmanlık yapan … isimli kişinin bu kazanı sökerek götürdüğünü, daha sonra kazanın davalının fabrikasında bulunduğunu ve talep edilmesine rağmen bedelinin ödenmediğini; davalı şirket yetkililerinin ödeme konusundaki beyanlarının çelişkili olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,-TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili kazanın çalıntı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bedelin bir kısmının çek olarak verildiğini ve bu çekin davacı şirket yetkilisince tahsile konulduğunu; bir kısmının ise davacı şirket nam ve hesabına hareket eden …’a ödendiğini, davacı şirketin bir diğer ortağının da adı geçene karşı icra takibi başlattığını; hukuka uygun bir satım sözleşmesinin kurulduğunu ve yanlarca ifa edildiğini, davacının parasını alamamışsa bunu aracılık eden …’dan isteyebileceğini, işlemin üzerinden üç yıl geçmesinden sonra açılan dava nedeniyle davacının da satışa icazet verdiğinin kabulü gerektiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında satım sözleşmesi kurulduğu, davacının da bu sözleşmeyi benimsediği, davalı yanca bedel mukabili verilen çekin başka bir ilişkiye dayandığı hususunun davacı yanca kanıtlanamadığı, satışın 19.09.2003 tarihinde davacı şirket yetkililerinin bilgisi dahilinde yapıldığının kabulünün gerektiği ve bedelin de teslim senedi ve çek de dahil olmak üzere dosyaya sunulan belgelerle anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.