Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7402 E. 2012/1763 K. 08.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7402
KARAR NO : 2012/1763
KARAR TARİHİ : 08.02.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmasız davalı vekilince de her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de temyiz süresinden sonra murafa istendiğinden bu istemin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı banka ile müvekkilinin yetkilisi bulunduğu şirket arasında 2/9/2005 tarihinde akdedilen Genel Kredi Sösleşmesinde müvekkilininde kefil olarak yer aldığını, bu kredinin teminatını oluşturmak üzere aynı tarihde düzenlenen 300.000 TL bedelli bonoda da müvekkilinin kefil olarak imzası bulunmakta ise de, sonrasında kredi kullanımının gerçekleşmediğini, müvekkilinin şirket ortaklığı ve yönetiminden ayrıldıktan sonra anılan şirketle davalı arasında 21/8/2007 tarihinde ikinci Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini bu sözleşmede müvekkilinin taraf bulunmamasına rağmen davalı bankanın ikinci kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağını tahsili amacıyla bedelsiz hale gelen bonoya dayalı olarak müvekkili aleyhine takip başlattığını belirterek bono nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine ve %40 oranındaki tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişitr.
Davalı vekili, takibe konu bononun teminat senedi olmayıp borca karşılık verildiğini, davacının kredi borcunun halen sürdüğünü, böylece davacının bedelsizlik iddiasının doğru olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının kefil olarak imzalamış olduğu sözleşmeden dolayı davalıya borçlu olmadığının saptandığı, taraf bulunmadığı ikinci sözleşmeden dolayı sorumlu tutalamayacağı ve birinci sözleşme ile aynı tarihde keşide edilen sözleşme limitiyle uyumlu 300.000 TL’lik takibe konu edilen bonodan dolayı borçlu olmadığının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takibe konu bono nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından davacı yanın tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 08.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.