Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9259 E. 2012/1805 K. 09.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9259
KARAR NO : 2012/1805
KARAR TARİHİ : 09.02.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı şirket vekili, müvekkili şirketin iki imza ile temsil edildiğini, ancak davalının aleyhe giriştiği icra takiplerine konu bono ve çeklerde tek imza bulunduğundan bu imzanın davacıyı sorumluluk altına sokamayacağını belirterek, icra takiplerine konu bono ve çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icraya konu kambiyo senetlerini imzalayanın … … olup, müvekkili ile davacı şirket arasındaki tüm ticari işi tek başına yürütüp davacı adına tüm tasarruf işlemlerinin onayladığını, davacı şirketin temsiline yetkili olanların ve temsil yetkisinin nasıl kullanıldığı hususunun, … …’nun tek başına yetkili olup olmadığı, veya şirket adına yaptığı işlemlerin şirket tarafından kabul edilip edilmediği hususlarının aydınlatılması gerektiğini, davacı şirketin borcunu ödemediğini bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesine istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, davacı şirketin çift imza ile temsil edileceğinin anlaşılmış olmasına ve dava konusu kambiyo senetlerinde davacı şirkete ait tek imza bulunmasına rağmen bankadan gelen cevabi yazıda davacı şirketin tek imza kullanılan çekleri ödediğinin anlaşıldığı, böylece tek imza ile şirketin temsil edildiği kanaatini karşı tarafta doğurduğu, iş bu davada borçlu olmadığını iddia etmesinin iyiniyet kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve şartları bulunmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.