YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/347
KARAR NO : 2010/7579
KARAR TARİHİ : 16.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :30.9.2009
Nosu : 664-502
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekAv…. ile davalılar vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili davalı iki şirketin ortak girişim (adi şirket) şeklinde taahhüt işi yaptıklarını, müvekkilinin de davalıların çalıştığı şantiyeye kırma-eleme malzeme sağladığını, 170.000,-TL.lik faturanın 80.000,-TL.sinin ödendiğini ve bakiye 90.000,-TL için girişilen takibin de itiraz üzerine durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıların icra inkar tazminatı ile sorumluluğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davacı şirketin ortakları ile müvekkillerinden … İnş. Tic. Ltd. Şti. ortaklarının yakın akraba olduklarını, davacının iddia ettiğinin aksine malzeme sağlanmadığını, taş kırma makinesinin şantiyede çalıştırılması için sözleşme yapıldığını, çeşitli ödemeler ve protokol kapsamında verilen çekle borcun kapatıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı yanca inkâr edilen protokoldeki imza ile davalı vekiline verilen vekâletnamedeki imzanın aynı olduğu, davacının düzenleyip davalılara gönderdiği faturanın kapalı fatura niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine, %40 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İnkâr edilen imzanın aidiyeti konusunda mahkemece yapılacak işlemler Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 308 vd. maddelerinde ayrıntısıyla gösterilmiştir. Mahkemece bu hükümler çerçevesinde bir inceleme yapılmak gerekirken, hâkimin şahsi gözlemi ile yetinilmek suretiyle yazılı şekilde karar oluşturulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 750,-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.