Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/16109 E. 2012/9292 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16109
KARAR NO : 2012/9292
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2007 Temmuz ayı sonundan itibaren fiilen ticari faaliyetine son verdiğini, bu tarihten itibaren müvekkili şirketin hiç bir mal alım ve satımı yapmadığını, buna rağmen davalının 04.11.2008 tarihli iki adet fatura ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi yaptığını, müvekkilinin davalıya böyle bir borcu olmadığını, fatura karşılığı mal teslim edilmediğini iddia ederek, borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı tarafından iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, takibe konu faturaların davacı şirkete gönderildiğini, ancak davacı şirketin iş yerini usulsüz olarak terk ettiği için faturaların iade edildiğini, davacı yanın müvekkiline borçlu olup, takibe konu faturalardaki malların, davacı şirkete teslim edildiğini savunarak, davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davalı tarafça malların davacı şirkete teslim edildiği hususu yazılı belgeler ile ispat edilemediği, hatırlatılan yemin teklif haklarını kullanmadıkları, bu nedenlerle takibe konu fatura içeriği malların davacı tarafa teslim edildiği hususunun ispat edilemediği, davacı tarafın tazminat talebinin koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe konu alacak nedeniyle davacı tarafın, davalıya borçlu olmadığın tespitine, davalı tarafın %40 tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.