Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4608 E. 2010/7828 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4608
KARAR NO : 2010/7828
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 13.02.2008
Nosu : 216-40

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılardan … tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av…. ile davalılar … ve …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asiller ve avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.12.2005 günlü karar, taraf vekillerinin temyizleri üzerine Dairemizin 12.02.2007 günlü kararı ile “iddianın ispatının davacı yanda olduğu gözetilerek, Ziraat Bankası’ndan kredi kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise bu borca yönelik bankaya veya banka vekiline teminat bonoları verilip verilmediği, banka adına vekil olarak bono alınmışsa bonoyu alan avukatın o tarihte bankayı temsile yetkili olup olmadığı, kredi borcunun ödenip ödenmediği, teminatların iade alınıp alınmadığı araştırılıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak dava dışı bankaya müzekkere yazılmış, anılan bankaca bu müzekkereye verilen cevapta … Matbacılık San.ve Tic.Ltd.Şti.lehine 10.07.2007 tarihinde 36 ay vadeli 35.000.-TL.lik taşıt kredisi kullandırıldığı, araç üzerine rehin konulduğu, ayrıca borçlu firma kefillerinin davacılar ile birlikte dava dışı …, …, … ve davalı …’ın olduğu 66.402.-TL.lik senet alındığı, bankayı temsilen şube sözleşmeli avukatın … Kiştin olduğunu, avukatın sözleşmesinin 06.04.2004 tarihinde feshedildiğini, kredi borcunun kefil …’ın oğlu …’ın 15.12.2005 tarihinde ödeme yaptığı 38.172.-TL.ile defaten kapatılmış olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Dosya içerisine ibraz edilmiş olan tutanak başlıklı belgenin tarihi ise 12.05.2005 olup, tutanağın tarihi bankanın cevabi yazısı gözetildiğinde tutanakta teslim eden olarak imzası bulunan Av….’nin Avukatlık Sözleşmesi’nin feshinden sonra iş bu tutanağın düzenlendiği anlaşılmış bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece, söz konusu tutanağın her zaman düzenlenebileceği, tutanakta imzası olan ve tanık sıfatıyla dinlenen tutanak düzenleyicisinin tutanağın düzenlendiği tarihte de avukatlık sözleşmesinin fesholunduğuna göre, bankanın vekili olarak hareket etmediği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, dosya içindeki deliller yanlış değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.