Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9837 E. 2011/3286 K. 15.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9837
KARAR NO : 2011/3286
KARAR TARİHİ : 15.03.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av……. ile davalı vek.Av…….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı Ukrayna’da yerleşik ….. Ltd.arasında üre satımı konusunda 28.10.2004 tarihli sözleşme ve bu ek sözleşme düzenlendiğini, sözleşme gereğince müvekkilinin … Ltd.lehine akreditif açıp, 319.000.-USD’yi peşin ödediğini, ek sözleşmenin 4/a maddesi gereği peşin ödenen tutarın teminatı olarak davalının kefil olarak yer aldığı senedin müvekkiline verilip, sözleşmenin ihlali halinde bu senedin ihtara gerek kalmaksızın tahsiline olanak sağladığı, malın teslim edilmemesi üzerine ödenen tutarın iadesi için davalı ve dava dışı firmaya keşide edilen ihtarnameden sonuç alınamayınca, sözleşme gereği Zürih/İsviçre Tahkim Mahkemesine başvurulması sonucunda davacı alacağının kabul edilip, tahkim kararının kesinleştiğini, davalı aleyhine 319.000.00.-USD’nin tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tahkim kararının tenfizi gerektiği gibi tahkim kararının müvekkilini kapsamadığından, bu karardan sorumlu tutulamayacağını, sözleşmelerde kefaletinin de bulunmadığını, davacıya borcu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılamaya toplanan delillere göre, TTK.nun 688.maddesine göre bono niteliğindeki kambiyo belgelerinde vade tarihinin yazılı bulunması gerektiği halde vade tarihinin yazılı olmamasının bononun görüldüğünde ödenmesi şart olan bono niteliğinde sayılacağı, vade tarihinin yazılı olmamasının bonoyu geçersiz hale getirmeyeceği, bu nedenle davalının bonodan sorumlu bulunduğu icra takibine itirazının iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle 28.10.2004 tarihli davacı şirket yetkilisince imzalanmış olan belgede sözü edilen senedin 25.10.2004 tarihli olup, dava konusu senetle aynı senet olmadığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.