Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9771 E. 2012/17168 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9771
KARAR NO : 2012/17168
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalılardan …’in müvekkiline toplam 8 adet senetten ötürü toplam 83.650,00 TL borcunun bulunduğunu, anılan senetlerin ödenmemesi üzerine … 7. İcra Müdürlüğünün 2010/1853 sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili ile davalılar arasında , … 7. İcra Müdürlüğünün 2010/1853 sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde alacağın yenilenmesi anlamına gelmek üzere 26.02.2009 tarihli borç ödemesi için taahütname başlıklı belgenin akdedildiğini, anılan taahhütnameyi davalılardan … ve …’ın ödemeyi taahhüt eden sıfatı ile imzaladıklarını, taahhüdün yerine getirilmemesi üzerine bu kez … 7.İcra Müdürlüğünün 2010/1853 sayılı dosyası ile tahsilatta ve alacakta tekerrür olmamak üzere aynı icra müdürlüğünün 2010-1854 esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılardan … ile …’in takibe itiraz etmesi üzerine icranın durdurulduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile alacakta ve tahsilatta tekerrür olmamak üzere müvekkilinin davalılardan olan alacağının şimdilik 10.000,00 TL sinin taahhütnamede ödenmesi kararlaştırılan tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; 6100 Sayılı HMK.nun kısmi dava üst başlıklı 109. maddesine göre; talep konusunun niteliği itibari ile bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının da dava yoluyla ileri sürülebileceğini, talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz dendiğini, kanunun bu açık hükmü gereği davacının dava konusu alacağını oluşturduğunu iddia ettiği … 7.İcra Müdürlüğünün 2010/1853 esas sayılı dosyasında toplam alacak miktarının tartışmasız ve açık olduğunu, alacak miktarı konusunda bir ihtilaf olmadığını, ihtilafın bu alacağın var olup olmadığı veya bu alacağı isteme hakkının doğup doğmadığı noktalarında toplandığını, … bu nedenlerden dolayı davacıya HMK.nun 109.maddesi gereği açmış olduğu 10.000,00 TL lik kısmi davayı 83.650,00 TL ye arttırması için mehil verilmesi gerektiğini, müvekkilinin … 7.İcra Müdürlüğünün 2010/1853 esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus icra takibi ile davacıya 83.650,00 TL borçlu göründüğü noktasında ne davacının ne de davalının arasında bir ihtilaf olmadığını, borçlu olduklarının tespiti talebinde hiç bir hukuki yararın olmadığını, davacı yana 2010/1853 esas sayılı dosyadan ve hem de kambiyo senedi ile davalı müvekkilinin zaten borçlu olduğunu, müvekkilinin borcunu üstlenen kişilerin yapmış oldukları itirazın kendilerini bağlamadığını, açıklanan nedenlerle; alacak miktarı belli olmakla harcın tamamlattırılmasına, daha güçlü bir alacak hakkı sebebi ile müvekkilden alacaklı olduğu için, bahse konu ilamsız takibe itirazın kaldırılmasında müvekkili yönünden hiç bir hukuki menfaati bulunmadığından davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … ve … usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen duruşmalara katılmamış herhangi bir beyan dilekçeside sunmamışlardır.
Mahkemece;davalı … aleyhine keşidecisi bulunduğu bir kısım bonolar sebebi ile … 7.İcra Müdürlüğünün 2010/1853 esas sayılı icra takip dosyası ile takibin başlatıldığı, başlatılan bu takibe dayalı olarak davalı …’in borcunu ödeyememesi sebebi ile diğer davalılar tarafından taahhütname başlıklı belgenin “imzaya itiraz olunmaması nedeni ile” imzalanıp davacıya verildiğinin sübut bulduğu, bu sebeplerle … 7. İcra Müdürlüğünün 2010/1854 esas sayılı icra takip dosyasındaki taahhütnameye bağlı olarak … ve …’ın borçlarını ödediği hususlarını başka bir belge ile ispat edememiş bulunmalarına göre, borçlu bulunduklarının kabulü gerektiği, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği 10.000,00 TL yönünden davanın açılmış bulunmasına göre bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, … aleyhine … 7.İcra Müdürlüğünün 2010/1853 esas sayılı icra takip dosyası ile takibin başlatılmış bulunması, takip dayanağında belirtilen miktar itibari ile borcunun bulunduğunun davacı ve davalılar arasında ihtilafsız bulunduğu, buna karşın … 7.İcra Müdürlüğünün 2010/1854 esas sayılı icra dosyasının dayanağını teşkil eden taahütnamenin … 7.İcra Müdürlüğünün 2010/1853 esas sayılı icra takip dosyasındaki alacağın ödenmemesi sebebi ile düzenlenmiş bulunmasına göre, davalı …’in yeniden aynı borca dayalı olarak borçlu bulunmasının mümkün bulunmadığı, gerekçesiyle davalı …’e yönelik davanın reddine karar verilmiş hüküm davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, 26.09.2003 tarihli taahhütnameye dayanarak alacak isteminde bulunmuş, davalı … duruşmalara katılmamış, mahkeme adi yazılı şekilde düzenlenen protokoldeki imzanın … ve diğer davalıya ait olduğunu kabul ederek alacak istemini kabul etmiştir. … vekili temyiz aşamasında protokoldeki imzanın …’a ait olmadığını iddia etmektedir. Adi yazılı şekilde düzenlenen protokoldeki imzanın … ‘a ait olup olmadığı hususundaki ispat yükü davacıya aittir. Daha önce yapılan takipte açıkça imzaya itiraz edilmediğinden bahisle imzanın …’a ait olduğunun kabulü mümkün değildir. Mahkemece protokoldeki imzanın temyiz eden davalı …’a ait olup olmadığı yönünde inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.