Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10951 E. 2011/11936 K. 05.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10951
KARAR NO : 2011/11936
KARAR TARİHİ : 05.10.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin piyasadan deri temin etmesi amacıyla davalıya 05.10.2005 vade tarihli 10.000 USD bedelli 20.10.2005 vade tarihli 7.000 USD bedelli, 05.11.2005 vade tarihli 10.000 USD bedelli 10.12.2005 vade tarihli 15.000 USD bedelli borçlusu müvekkili, alacaklısı davalı olan toplam 42.000 USD bedelli malen kaydı bulunan 4 adet senet verdiğini, ancak davalının malları teslim etmemesi nedeniyle senetlerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek müvekkilinin senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında piyasadan deri temin etme konusunda anlaşma olmadığını, davacının şirketinden ayrılan davalı müvekkilinin şirketteki hizmetlerinin bedeli için senetleri verdiğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı ve davalı tanıklarının beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davalının deri işinin sanatkarı olduğunun, işini sanatsal olarak çok iyi yaptığının, işin ticareti ile ilgilenmediğinin anlaşıldığı, ancak davacı ile davalı arasındaki bu ilişkinin taraf vekillerinin beyanlarında açıkça belirttiği gibi işçi-işveren ilişkisi niteliğinde bulunmadığı, halbuki davacının davaya konu senetleri piyasadan deri temin etmesi için davalıya verdiğini iddia ettiği, ancak bilirkişi raporunda davacı ile davalı arasında şirket kayıtlarında herhangi bir alış veriş kaydına rastlanılmadığının tespit edildiği, bu durumda kambiyo senedi niteliğindeki bu bonoların davacının iddia ettiği gibi mal karşılığında davalıya verildiğinin ispat edilemediği, gerekçesiyle davacısı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve katılma yolu ile de davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, ihtiyati tedbir kararı alıp infaz ettirmiş olup davalının alacağına kavuşması bu nedenle geciktirilmiş bulunduğundan İİK’nın 72/4. maddesi uyarınca davalı lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.