YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11138
KARAR NO : 2011/11938
KARAR TARİHİ : 05.10.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkil şirketin davalıya sattığı faturalı yemlik mısır bedellerinin bir kısmının bedelini alamadığı iddiasıyla, alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, satıma konu mısırların nemli, küflü olması nedeniyle silodaki sağlam mısırların da yanmasına neden olduğunu, rapor aldığını, müvekkilinin 22.220 TL’lik masraf yaptığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre mısırların ayıplı olmadığı, ayıplı olsa dahi süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı aleyhine yapılan icra takibine davalının itirazının kısmen iptali ile, takibin 74.998,61 TL. asıl alacağa takipten itibaren 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasayla değişik madde 2/2. bendindeki faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, işlemiş faiz ve fazla taleplerin reddine, %40 icra inkar tazminatı 29.999.44 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda 29.06.2009 tarihli ve 2008/10577 E.-2009/6418 K. sayılı ilam ile “Davacının dava dilekçesinde ve delilleri arasında yemin delili de bulunduğu halde, davacı tarafa yemin teklif hakkının hatırlatılmamasının bozmayı gerektirdiği” gerekçesiyle mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemiz bozma kararı üzerine Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; Mahkemece, önceki hükmün sadece davalı vekili tarafından temyiz edildiği halde davacı taraf temyiz etmiş gibi temyiz incelemesinin yapılarak gerçekte temyiz etmeyen davacı yararına hükmün bozulmasının mümkün olmadığı, somut olayda davacının davasını yemin deliline ihtiyaç kalmaksızın kanıtladığı gerekçesiyle önceki ilk hükümde direnilmesine ve davanın kısmen kabulüne, davalı aleyhine yapılan icra takibine davalının itirazının kısmen iptali ile, takibin 74.998,61 TL. asıl alacağa takipten itibaren 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasayla değişik madde 2/2 bendindeki faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, işlemiş faiz ve fazla taleplerin reddine, %40 icra inkar tazminatı 29.999.44 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Direnme kararını davalı vekilinin temyizi üzerine inceleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 04.05.2011 tarihli ve 2011/19-192 E. 2011/286 K. sayılı ilamında; “..Özel Daire Bozma ilamının giriş kısmında açıkça yerel mahkeme hükmünün davalı/borçlu vekilince temyiz edildiği açıklanmış olmasına rağmen daha sonra sanki davacı/alacaklı vekilince temyiz edilmiş gibi yerel mahkeme hükmünün davacı yararına bozulmuş olmasının açıkça maddi hataya dayalı olduğu, usul kurallarının (görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hata) kamu düzeni ile doğrudan bağlantılı olduğu ve taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşturmadığı, bu nedenle maddi hata nedeniyle incelenmediği anlaşılan temyiz istemlerinin incelenmesi görevinin Hukuk Genel Kurulu’na değil özel Daire’ye ait olduğu” gerekçesiyle dava dosyasının, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda;
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının delilleri arasında yemin delili de bulunduğu halde, davalı tarafa yemin teklif hakkının hatırlatılmaması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.