Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14811 E. 2011/8118 K. 16.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14811
KARAR NO : 2011/8118
KARAR TARİHİ : 16.06.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av….. ile davalı vek.Av….’nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili tarafından maddi hata sonucu davalının hesabına 25.07.2008 tarihinde 43.750,00 TL havale yapıldığını, aradan geçen süreye rağmen havale bedelinin iade edilmediğini, takibe de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini ve tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının havaleyi maddi hata sonucu değil, aralarında oluşan ticari alış veriş nedeni ile verilen demir siparişi karşılığı yaptığını, 24.07.2008 tarihli sipariş talebi ve davacının müvekkiline gönderdiği 6.8.2008 tarihli yazının bunu doğruladığını, geçerli bir satış akdi kurulduğunu, davacının emtiayı teslim almadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili, bunun üzerine alım satım konusunda tarafların karşılıklı mutabakatını içeren anlaşma bulunmadığını, kurulmuş olsa bile sözleşmeden dönülebileceğini belirtmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu 29.07.2008 tarihli belgede 43.750,00 TL bedel karşılığında 24 ton demirin teslim edileceği belirtilmiş ise de belgeden evvel havale gönderildiği, havalenin siparişe ilişkin yapılmadığı, bu nedenle davalının havale bedelini iade yükümlülüğü olduğu, ödemenin demir siparişine karşılık avans olarak gönderildiğinin kabulü halinde ise demir teslimi yapılmadan sözleşmeden dönme iradesi kullanıldığından, yine tarafların aldıklarını iade etmesi gerektiği, bu nedenle davanın kabulüne, itirazın 43.750,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, öncelikle havale bedelinin sehven yapıldığını iddia etmiş, davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan belgelerden sonra ise satım akdinin gerçekleşmediğini, akdi ilişki kurulduğu kabul edilse bile taraflardan birisinin her zaman alım satımdan vazgeçebileceğini iddia etmiştir.
Mahkeme gerekçesinde davalı tarafından ibraz edilen sipariş talebindeki 24.07.2008 tarihini 29.07.2008 olarak kabul edip sipariş talebinden önce 25.07.2008 tarihinde havale yapıldığı, dolayısı ile havalenin siparişe ilişkin olarak yapılmadığı belirtilmiş ise de yine davalı tarafından ibraz edilen 6.8.2008 tarihli yazıda sipariş talebinin 29.07.2008 değil, 24.07.2008 tarihli olduğu açıkça anlaşıldığından mahkemenin bu gerekçesinde isabet olmadığı gibi, ödemenin demir siparişine karşılık avans olarak gönderildiğinin kabulü halinde dahi, davalının aldığını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmesi gerektiği yolundaki gerekçede de isabet görülmemiştir. Şöyle ki;
Dosya içeriğinden davacının davalıya yaptığı ödemenin geçerli şekilde kurulan demir alım satım sözleşmesinden kaynaklandığı, geçerli bir borcun ifasının sebepsiz zenginleştirme oluşturmadığı, davalının borçlu temerrüdüne düşmediği,davacının sözleşmeden dönmesinin haklı nedene dayanmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.06 .2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.