YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6715
KARAR NO : 2011/8066
KARAR TARİHİ : 15.06.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki kapsamında faturalar içeriğindeki malların müvekkilince davalıya satılarak teslim edilmiş ise de, bedellerinin ödenmediğini, aleyhine girişilen takibe davalı borçlunun itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yanın müvekkili şirkete olan borçlarına karşılık takibe konu faturalara ilişkin malları teslim ettiğini, faturaların kapalı fatura şeklinde düzenlendiğini, böylece müvekkilinin davacıya borçlu olmadığı halde aleyhine haksız şekilde takip yapıldığını bildirerek davanın reddini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı yanca ödeme savunmasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının asıl alacak tutarına yönelik itirazının iptaliyle takibin 21.177.36.-TL (asıl alacak) üzerinden devamına, 2.220.89.-TL olan işlemiş faize yönelik talebin reddine, hükmolunan tutarın %40’ı oranında hesaplanan 8.470.94.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı tarafın ödeme savunmasına konu olan banka havale işlemleri ile ilgili olarak; davalı şirket yetkilisine verilen vekalet uyarınca davacının davalı şirket hesabından çektiği 30.000.-TL’yi yine aynı gün davalı şirketin yetkililerinden dava dışı Metin Karataş hesabına aktardığı dosya içeriğindeki banka havale dekontlarından anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında davalı şirket yetkilisinin şahsi hesabına davacı yanca yapılan havalenin şirket yetkilisinin şahsi alacağına yönelik mi, yoksa bu ödemenin hesabından aynı gün para çekilen davalı şirkete ilişkin bir ödeme mi olduğu hususun davacı taraftan sorularak ve varsa bu konudaki delillerinin ibrazı da sağlanmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre, öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.