Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7215 E. 2011/3239 K. 14.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7215
KARAR NO : 2011/3239
KARAR TARİHİ : 14.03.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki yazılı sözleşmeler uyarınca davalıya Ayçiçek küspesi sattığını, davalının müvekkilinin katılımı olmaksızın satıma konu mallar üzerinde analiz yaptırdığını ve protein değerlerinin düşük olduğundan bahisle ödemeden imtina ettiğini, sözleşmelerde proteinle ilgili bir taahhütte bulunulmadığını, sözleşmelerde ödemelerde gecikme halinde aylık % 2 oranında gecikme faizi öngörüldüğünü, müvekkilince daha önce Küçükçekmece 2.Sulh Hukuk Mahkemesinde davalı aleyhine dava açıldığını, dava sırasında verilen raporda müvekkilinin 19.8.2004 tarihi itibariyle toplam 8.124.39.-TL.alacaklı olduğunun belirtildiğini, söz konusu davada müvekkilinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 2.996.-TL.ödenmesini istediğini, talebin kabul edildiğini, buna göre müvekkilinin 5.128.39.-YTL. asıl alacak ve buna işleyen 4.078.78.-YTL. faiz alacağı kaldığını, bahse konu alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu edilen faturalar ile Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen davada istenen alacağın kaynağının aynı faturalar olduğunu, davacının daha önce açtığı davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığını, hatta açık bir şekilde borçlu borcunun bir kısmını ödemiş, 1.933.57.-USD’lik kısmını ödememiştir” denildiğini, davacının dayandığı bilirkişi raporunun son sayfasında çekte ödeme yapıldığından bahsedildiği, gerçekten de borcun bir kısmının 19.8.2004 tarihli 3.348.-USD bedelli çekin davacıya gönderilmesiyle ödendiğini, o zamanki (1) USD’nin yaklaşık 1.53.-TL.olduğu dikkate alındığında 3.348.-USD’nin davacının istediği ana para miktarı olan 5.128.-YTL.ye denk geldiğini, ancak davacının söz konusu çeki Yavuz Cinkılıç isimli kişiye ciro ettiğini, bu kişiye bankaca ödeme yapıldığını, bu nedenle ana para ve işlemiş faiz istenemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre davalının itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141.maddesi uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. HUMK.nun 388.maddesinde de hükümde davanın kabul ya da reddine dayanak teşkil eden gerekçelerin belirtilmesi gerektiği öngörülmüştür.
Somut olayda mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu özetlenmiş ve hiçbir gerekçe gösterilmeden “yapılan yargılama sonunda davalı borçlunun itirazının yerinde olduğu anlaşıldığından” denilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bu haliyle karar, gerekçeden yoksun olup, HUMK.nun 388.maddesine aykırılık oluşturacağından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.