YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3167
KARAR NO : 2012/9243
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalının bayisi iken 18.02.2008 tarihinde satın almış olduğu otoyu dava dışı müşterisine 25.04.2009 tarihinde sattığını, otonun seyir halinde iken direksiyonunun defalarca kilitlendiği, kazaya sebebiyet vereceği belirtilerek müşterisinin otoyu iade ettiğini, durumun e-mail ile davalıya bildirildiğini, cevap alınamadığını, keşide edilen ihtarnameye cevaben de istemin reddedildiğinin bildirildiğini, otonun üretim hatalı ve ayıplı olduğunun yapılan tespitle belirlendiğini belirterek ödenen bedel ile uğranılan kar mahrumiyetinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gibi davanın da zamanaşımı süresinde açılmadığını, ayrıca aracın ayıbı olmadığı gibi e-mail’leri kabul etmediklerini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda taraflar arasında 25.12.2006 tarihinde yetkili araç satış bayiliği sözleşmesi düzenlendiği, aracın 18.02.2008 tarihli fatura ile davacı bayiye satıldığı, davacının aynı zamanda yetkili servis olduğu aracın garanti belgesinde garanti süresinin 2 yıl ya da 60.000 km. olarak belirtildiği, taraflar arası sözleşmenin (40.) maddesinde bayinin ürün kriterlerine uymayan malı satıştan önce davalıya bildirmesi gerektiği, bu ürüne ilişkin talimat isteyeceği, böyle bir durumda davalının ön onayı olmadan bu tür ürünü satamayacağı aksi durumdan kaynaklanan istek ve zararlardan bayinin sorumlu olacağının belirlendiği, sözleşmedeki bu düzenleme ve aracın garanti süresine göre davalı vekilinin hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerine itirazının yerinde olmadığı, davacının araç arızasını elindeki cihazla tespiti mümkün iken aracı satıştan önce muayene yükümüne uyup sorumluluğunu yerine getirmeyerek sözleşmenin (40.) maddesine aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.