Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/1251 E. 2012/8731 K. 23.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1251
KARAR NO : 2012/8731
KARAR TARİHİ : 23.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı … İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan genel kredi sözleşmesini diğer davalı …’ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi alacağının tahsili için yapılan icra takibinin 226.566,56 TL işlemiş faiz alacağına itiraz edilmesi nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen 18.10.2010 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıların İstanbul 9. İcra Müdürlüğü’nün 2009/28026 sayılı takip dosyasında yapmış oldukları itirazlarının kısmen iptaline, 157.466,67 TL birikmiş faiz alacağı üzerinden ,takipten itibaren itiraza uğramayan ana alacak 366.912,65 TL’ye % 60 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının % 40 icra inkar tazminatı talebinin alacak likit olmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olay bakımından uyuşmazlık temerrüt faiz oranı ve dolayısıyla işlemiş faiz miktarı üzerinde toplanmaktadır. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 34/2-a maddesinde “Yeni Türk Lirası borçlarına temerrüt tarihindeki bankanın kısa, orta, uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanının % 50 fazlası nispetinde faiz oranı üzerinden temerrüt faizi uygulanacağı” kararlaştırılmıştır. Mahkemece, anılan sözleşme hükmü yanlış değerlendirilerek davacının dava konusu krediye uyguladığı faiz oranının temerrüt faizinin belirlenmesinde esas alınması ve bu yönde görüş bildiren kök bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Öte yandan Banka Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan ve davacı bankanın uygulamaları doğrultusunda hesabının yapılması mümkün olan icra takibine konu faiz alacağının likit (bilinebilir, hesap edilebilir) olduğu gözetilerek İİK.’nun 67/2 maddesi gereğince alacaklı banka yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken aksi düşüncelerle bu konudaki istemin reddi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.