YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1126
KARAR NO : 2012/7773
KARAR TARİHİ : 09.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalının dava dışı şirket aleyhine başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde başlangıçta borçlu görünmeyen müvekkillerinin daha sonra gönderilen icra emri ile takibe dahil edildiklerini, müvekkilleri ile alacaklı olan davalı arasında borç doğuran bir işlem yapılmadığını belirterek müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Tapu Müdürlüğünce yapılan hata sonucu davacıların takibe dahil edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Tapu Sicil Müdürlüğünce takbis girişleri sırasında yanlış verilen bilgiler sonucunda davacılar hakkında icra takibi yapıldığı, yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin istendiği, bu durumun davalı vekilinin de kabulünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların takibe konu 70.000 TL.den davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, % 40 tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin nisbi vekalet ücretine ilişkin temyizine gelince; 13.10.2011 tarihli celsede, “davacının bize borçlu olmadığını kabul ediyoruz” şeklinde zapta geçen davalı vekili beyanına ilişkin davalı vekili imzadan imtina etmiştir. Kaldı ki karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi uyarınca, delillerin toplanmasına ilişkin ara karar gereğinin yerine getirilmesinden önce dava kabul edilirse tarife hükümleriyle belirlenen ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra dava kabul edilirse tamamına hükmolunur. Davalı vekilinin zapta geçen ve imzadan imtina ettiği kabul beyanı ise, delillerin toplanmasına ilişkin ara karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra olup karar celsesindedir. Bu durumda davacılar lehine tarife hükümlerine göre belirlenecek nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.