YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14182
KARAR NO : 2011/8055
KARAR TARİHİ : 15.06.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalı yanca 20.000.-TL tutarlı bonoya dayalı olarak aleyhine takip yapılmış ise de, bonoya konu borcu ödediğini, davalının bedelsiz olduğunu bildiği halde kötüniyetli davrandığını belirterek bono nedeniyle takibe konu 18.405.75.-TL’lik borçtan sorumlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yanın ödeme iddiasının doğru olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı yanca ödeme iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı tarafın takibe konu 228,53.-TL işlemiş faiz tutarı yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı yanca temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dava, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkin bulunmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı adına kayıtlı taşınmazın davacının kendisine verdiği vekaletname uyarınca satıldığını ve satım bedelini davacıya elden ödediğini , bu satış işleminin bonoyla bir ilgisi bulunmadığını savunmuştur. Bu durum karşısında davacı ve davalı arasındaki vekalet ilişkisi bir iç ilişki olup, davacı yanın ayrı bir dava ile vekalet akdinden kaynaklanan alacağını davalıdan her zaman talep edebileceği gözönüne alınarak davacının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.