Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14839 E. 2011/8098 K. 16.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14839
KARAR NO : 2011/8098
KARAR TARİHİ : 16.06.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı ve davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Dava bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takipte faize ve faiz oranına yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirket vekili davacının kötüniyetli tutumu nedeniyle uyuşmazlığın çıktığını; ifa tarihi belli olmadığından temerrüde düşürülmeden işlemiş faiz hesabı yapılamayacağını ve aylık % 8 oranındaki faizin net olarak belirlenmediğini ve fahiş olduğunu, öte yandan davacının davadan sonra 26.097,86 TL faiz alacağını istemekle kendisini sınırladığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre sözleşme ile temerrüdün nasıl tesbit edileceğinin belirlenmesi karşısında ayrıca ihtara gerek olmadığı ve faizin de aylık % 8 olarak kararlaştırıldığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 61.405,24 TL faiz için devamına; temerrüdün belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle taraflar arasında aylık % 8 olarak belirlenen faiz oranının dikkate alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Borçlar Kanunu’nun 101/I inci maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrid olur. Maddenin ikinci fıkrası ise borcun ifa edileceği günün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisinin bunu usulen bir ihbarda bulunmak suretiyle tesbit etmiş olması halinde, belirtilen günün hitamı ile borçlunun mütemerrit olacağını belirtmiştir.
Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin 16.d maddesine göre davacının ayın iki yarısında (1-15 ve 16-31) iki kez fatura düzenleyeceği ve bunun davalıya iletilmesini izleyen iki iş günü içinde borcun ödeneceği belirtilmiştir.
Sözleşmede taraflarca müttefikan kararlaştırılmış bir gün belirlenmediği gibi, faturanın tanzimi ve davalıya iletilmesi konusunda da belirginlik bulunmamaktadır. Bu durumda davalının ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekir.
Mahkemece bu hususun gözden kaçırılması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gibi, temerrüdün yargılama ile belirlendiğinden hareketle alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi de kabul şekli itibariyle çelişki içermektedir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.