YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5957
KARAR NO : 2011/16144
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı ve davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkili … ile davalı arasında Harici Oto Satış Sözleşmesi imzalandığını, satış bedeli olarak 11.500.-TL.nakit, 10.000.-TL.bedelli çek verilerek, karşılığında davalıdan aracın satışına ilişkin vekaletname alındığını, ancak davalının müvekkillerini azledip, aracı haczettiğini, daha sonra bir başkasına satarak müvekkilini dolandırdığını belirterek, ödenen 11.500.-TL.nakit paranın istirdadına, takibe konu 10.000.-TL.bedelli çekten dolayı müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, harici satım sözleşmesindeki imzanın sahte olduğunu, çekteki imzanın inkar edilmediğini, çekin ödeme vasıtası olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Adli Tıp Raporuna göre harici satım sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olmadığının anlaşıldığı, davacının teklif ettiği yeminin davalı tarafından eda edildiği, davacı tarafın borcu olmadığını ve nakit ödeme yaptığını ispatlayamadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından imzası inkar edilen 29.2.2008 tarihli harici oto satış sözleşmesinden davacı …’in 11.500. TL nakit verdiği, 10.000. TL borcu olduğu ve bir adet kambiyo senedi (çek veya senet) verdiği anlaşılmaktadır. 29.2.2008 tarihli harici satış sözleşmesi ile aynı tarihi taşıyan Nevşehir 1. Noterliği tarafından düzenlenen vekaletnamede ise davalı … ‘in araç malikine vekaleten davacının da aralarında bulunduğu kişilere harici satış sözleşmesine konu aracı dilediği kişilere dilediği şartlarla satması konusunda temsil yetkisi verdiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf yargılamanın tüm aşamalarında vekaletnameyi veren kişi ile harici satış sözleşmesini imzalayan kişinin aynı olduğunu belirtmiş olup, davalı taraf ise vekaletnamedeki imzayı kabul etmesine rağmen harici oto satış sözleşmesindeki imzayı inkar etmektedir. Bu durumda mahkemece davalı tarafından verilen 29.2.2008 tarihli vekaletname ile 29.2.2008 tarihli oto sözleşmesindeki imzaların birlikte incelenip, davalı … ‘e ait olup olmadığının tespiti amacıyla yeniden imza incelemesi yaptırılıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Öte yandan davalı … hakkında davacının şikayeti nedeni ile başlatılan soruşturma sonucunda dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığı ve neticede davalının beraatine karar verildiği dosya içeriğinden anlaşılmakta ise de bu kararın kesinleşip kesinleşmediği konusunda bir açıklık bulunmamaktadır. Bu durumda BK’nun 53.maddesine göre muhtemel bir mahkumiyet kararının hukuk hâkimini bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin HMK’nun m.165,I hükmüne göre bekletici mesele yapılması gerekirken, bu husus açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 825,00.TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.