Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14946 E. 2011/3336 K. 16.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14946
KARAR NO : 2011/3336
KARAR TARİHİ : 16.03.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, intifa hakkı müvekkiline ait olan taşınmaz üzerinde davalı tarafından kurulan petrol istasyonu için 5 yıllığına bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının akde aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin 20.09.2006 tarihinde feshedildiğini, Bolu 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde davalıya karşı meni müdahale, çekişmenin giderilmesi ve taahhüdün ihlalinden kaynaklanan kar mahrumiyetinin tazmini davası açıldığını, bu dava ile müvekkili tarafından davalıya nakden ve ayni olarak ödenen 300.000.-TL bayilik hizmet bedeli talep edildiğini, akdin feshi nedeniyle sözleşme sırasında davalıya ödenen bayilik hizmet bedelinin tazminini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmede bayilik hizmet bedeli adı altında bir ödeme kalemi bulunmadığını, davacının talep ettiği bedelin intifa hakkı ve bayilik hakkının davacıya geçmesi karşılığında yapılan bir ödeme olduğunu, aynı taşınmazda Alpet bayiliğinin başka bir şirket tarafından devam ettirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sözleşmenin feshinden sonra davacının ilave bir masraf yapmadan tesisi üçüncü kişiye kiraladığı, benzinliğin çalışır vaziyette olduğu, bu konuda açılmış başka bir dava da olduğu belirtilerek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK’un 187/4 hükmünde ilk itiraz olarak öngörülen derdestlik itirazının aynı Kanunun 188’inci maddesine göre esasa girilmeden ileri sürülmesi zorunlu olup, davalı vekilinin cevap dilekçesinde derdestlik itirazında bulunmaması rağmen mahkemece davanın reddi gerekçelerinden biri olarak aynı konuda başka bir davanın bulunduğunu belirtmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ancak kararda belirtilen diğer gerekçeler dikkate alındığında, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre hükmün onanması gerektiğinden, davanın reddi kararı sonucu itibarıyla doğrudur. Bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru olan kararın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438’inci maddesinin son fıkrası uyarınca gerekçesinin bu şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA,peşin harcın istekk halinde iadesine, 16.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.