YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3608
KARAR NO : 2010/720
KARAR TARİHİ : 28.01.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, 2006/2007 öğretim yılında davalılardan Özel … Eğitim Tic.Ltd.Şti’ne ait dershaneye giden müvekkilinin, kurs ücretinin tamamını ödemesine rağmen 15.10.2007 tarihinde adresine diğer davalı …Ş Bakanlıklar Şubesinden senet ihbarnamesi gönderildiğini, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, 17 yaşında olan müvekkilinin senet tanzim etme ehliyetinin dahi bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …Ş vekili cevabında, dava konusu senedin diğer davalı şirket tarafından müvekkili bankaya teminat olarak verildiğini, imza sahteliğinin sabit olması şartıyla sadece davacının borçlu olmadığını yani dava konusu talebi peşinen kabul ettiklerini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre senetteki imzaların davacının eli ürünü olmadığı, kambiyo senedini tahsil cirosu ile elinde bulunduran bankaya karşı menfi tespit davası açılamayacağı gerekçesiyle davalı …Ş aleyhine açılan davanın reddine, davalı …. hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TTK.nun 690.maddesi yollamasıyla bonolarda da uygulanması gereken 600/1 maddesi uyarınca bir cironun tahsil cirosu olabilmesi için “ bedeli tahsil içindir”, “kabız içindir”, “vekaleten” gibi ibareleri ihtiva etmesi lazımdır. Somut olayda dava konusu bonoda belirtilen ibareler bulunmadığından cironun temlik cirosu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, bonodaki cironun tahsil cirosu olduğu yolundaki kabulü bu nedenle yerinde değildir. Sahtecilik iddiası mutlak def’i niteliğinde olup, herkese karşı ileri sürülebilir. Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilmeden, eksik inceleme ve yanılgılı gerekçelerle yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.