YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/245
KARAR NO : 2010/8061
KARAR TARİHİ : 24.06.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih :15.10.2009
No :517-1153
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davacı … emrine düzenlenen ve ciro yolu ile davalıya geçen çekteki ciro imzasının davacıya ait bulunmadığından borçlu olunmadığının tespitine, takibin iptaline, çekin istirdadına ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli ve haklı hamil olduğunu, imzaların sıhnatını bilebilecek durumda bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre çekteki ilk ciro imzasının davacı eli ürünü olmadığı, bu nedenle çekin davacı için hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle davacının çekle davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin istirdadı ile davacıya teslimine, kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş hüküm davalı vekili ve katılma yolu ile de davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı çekte ilk ciranta olup çek davalıya dava dışı kişi tarafından ciro edilmiştir. Davacı çekin çalındığını ve çekteki ciro imzasının kendisine ait olmadığını savunmuş, çekteki ciro imzasının davacıya ait olmadığı alınan bilirkişi raporu ile saptanmıştır. Bu nedenle davacının anılan çekle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi doğru ise de, çekin istirdadına karar verilebilmesi için davacının çekin çalındığı yolundaki iddiasını kanıtlaması gerekir. Dosya içeriğinden çekin çalınması ile ilgili olarak davacının Cumhuriyet Savcılığına dilekçe verdiği ve Pendik Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/18796 sayılı dosyasında hazırlık soruşturmasının devam ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda çalıntı çekle ilgili olarak dava açılıp açılmadığı, açılmış ise sonucunun araştırılarak çekin istirdadı ile ilgili bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacının tüm , davalının (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı vekilinin temyizi üzerine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.06 .2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.