YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13437
KARAR NO : 2012/19180
KARAR TARİHİ : 19.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ek protokol ve intifa hakkı tesisine yönelik sözleşme kapsamında müvekkilinin edimlerini ifa ettiğini, adına kayıtlı taşınmaz üzerinde davalı yararına 30.000 TL bedel karşılığında on iki yıl süreyle intifa hakkı da tesis olunmasına rağmen davalının edimlerini ifa etmediğini ihtarname tebliğine rağmen sonuç alınamaması üzerine keşide olunan ikinci ihtarnameyle bayilik sözleşmesi ve buna bağlı tüm sözleşmelerin feshedildiğini, bu bağlamda intifa hakkının da terkinine karar verilmesi gerektiğini belirterek taraflar arasında akdolunan bayilik ve intifa hakkı tesisine dair sözleşmenin feshine ve taşınmaz üzerindeki intifa hakkının tapu sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin sözleşmelerden kaynaklanan bütün edimlerini ifa ettiği halde davacı yanın sözleşmeye göre asgari alım taahhüdüne dahi uymadığını, intifa hakkı tesisine dair sözleşmenin 5. maddesi hükmü uyarınca bayilik sözleşmesinin feshinin intifa hakkının geçersiz hale gelmesine yol açmayacağını da bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; dosyaya sunulu bulunan deliller gözetilerek, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı yanın sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği, sözkonusu sözleşmelerden doğan edimler bakımından dengenin davacı taraf aleyhine aşırı derecede bozulduğu, davalının intifa hakkının terkinine muvafakat etmemesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan bahisle davanın kabulüne sözleşmeye konu taşınmaz üzerinde davalı yararına tesis olunan intifa hakkının tapudan terkinine, bayilik sözleşmesinin ise ihtarnameyle fesholunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş olup karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 08.06.2005 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalanmış 22/08/2006 tarihinde ek protokol düzenlenmiştir. Davacıya ait taşınmaz üzerinde 29/08/2006 tarihinde davalı şirket lehine 12 sene müddetli intifa hakkı verilmiştir. Davacı 31/10/2008 tarihli ihtarında 30.000 TL intifa bedelinin ödenmediğini, istasyona yapılacak yatırımın yapılmadığını reklam ve promosyon uygulamalarının muhatap tarafından yerine getirilmediğini ileri sürerek yedi gün içinde bu konularda cevap verilmesini, cevap verilmemesi halinde bayilik ve intifa hakkı sözleşmesinin feshedileceğini bildirmiştir. Davacı 24/12/2008 tarihli ihtarında daha önce keşide edilen 31/10/2008 tarihli ihtarname de belirtilen süre içerisinde herhangi bir işlem yapılmadığını belirterek sözleşmeyi feshettiğini bildirmiş, bu ihtarname muhataba 29/12/2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacının sözleşmeyi feshi intifa bedeli olan 30.000 TL’nin ödenmemesi ve ek protokoldeki yükümlülüklerin yerine getirilmediği nedenlerine dayanmaktadır.
Ek protokolün 1. ve 2. maddesinde yapılması gereken hususlar için tarih öngörüldüğünden dolayı davalının öngörülen sürede yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde davacının sözleşmeyi feshi haklı kabul edilebilir. Davacı gümüş giydirme işlerinin uygulanmadığını ve akaryakıt pompalarının verilmediğini ileri sürmüş, davalı gümüş giydirme işlerinin yapıldığını pompaların teslim edildiğini savunarak fotoğraf sunmuş ve gümüş giydirme malzemeleri ile akaryakıt pompalarının kendilerine iade edildiğine dair belgeler sunmuştur. Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmadan iadeye ilişkin belgeler değerlendirilmeden sözleşmenin feshinin haklı olduğu kabul edilemez.
Davacının sözleşmeyi feshederken dayandığı diğer neden intifa bedelinin ödenmemesidir.
İntifa hakkıyla ilgili resmi senette intifa hakkının bedeli olan 30.000 TL’nin ödeneceği tarih kararlaştırılmamıştır. Bu durumda davacının davalıya edimini ifa etmesi için süre vermesi, verilen sürede edimin yerine getirilmemesi halinde sözleşmeyi feshetmesi gerekir. Davacı tarafından keşide edilen 31/10/2008 tarihli ihtarnamede intifa bedelinin ödenmesi için süre öngörülmediğine göre davacının intifa hakkı bedelinin ödenmesi yönünden kanuna uygun olarak talepte bulunduğu kabul edilemez.
Mahkemece bu yönler üzerinde durulup toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.