Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5117 E. 2011/14406 K. 22.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5117
KARAR NO : 2011/14406
KARAR TARİHİ : 22.11.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 03.12.2009
Nosu : 2007/615-2009/633

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ile fer’i müdahil vekillerince duruşmalı ve davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av….ve fer’i müdahil vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketten 12 adet fatura karşılığı aldığı mıcır bedelini ödemediğini ihtarnameye cevabından fatura bedellerinin müvekkil çalışanı … …’a ödendiğini beyan ettiğini, … …’ın müvekkili şirketin yetkilisi ve tahsile yetkili olmadığı gibi bu şahsın sahte kaşe basmak kullanmak gibi bazı eylemleri nedeniyle şikayette bulunduklarını davalı ihtarnamesinde adı geçen çek bedellerinin hiçbirinin müvekkil şirket hesabına ödenmediğini, üstelik davalı şirketin ödediğini iddia ettiği tediye makbuzları toplamının 62.692 TL olup, müvekkilinin düzenlediği faturaların 37.210 TL bulunduğunu ileri sürerek davalı hakkında başlatılan takibe davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkilinin … … aracılığıyla mıcır alım-satımı yaptıklarını, satın aldığı maldan dolayı verdiği çeklerin bedellerini tediye makbuzları ile davacı çalışanı … …’a teslim ettiğini, bu kişinin davacı şirketi temsile yetkili olduğunu, zira başka şirketlere ait tahsilatlarında … … tarafından davacı şirket adına yapıldığını bu kişinin davacı şirkette teknik danışmanlık hizmeti yaptığını ve sigortalı olduğunu ayrıca yetkili olduğu Kutaş Ltd. Şti. ile davacı şirket arasında 01.01.2006 tarihli Taşeronluk Sözleşmesi bulunduğunu, bu şirketlerin düzenledikleri 15.10.2006 tarihli ibranamede davacı şirketin halen müvekkil şirkete teslim etmesi gereken mıcır borcu olduğunun belirtildiğini mıcırların bir kısmının müvekkiline teslim edilmediğini, davacı ile … … arasındaki sorunların müvekkilini bağlamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraf defterleri, bilirkişi raporu ceza mahkemesi kararı karşısında, davanın kısmen kabulüne; davalının icra dosyasında itirazın 37.210 TL Asıl Alacak ve 1.798,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.008,48 TL için iptaline takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takipten itibaren avans faizi uygulanmasına hükmedilen miktarın %40’ı 15.603,39 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri ile davalı yanında katılan fer’i müdahil vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, alacağın faiz başlangıç tarihi olarak ihtarda verilen mühletin dolduğu tarihin esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı ile davalı yanında katılan fer’i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarına gelince, davalı tarafça yapılan ödemeleri davacı adına kabul ettiği iddia olunan … … hakkında Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/498 E. ile görevi kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından dolayı açılan davada 28.05.2009 tarihinde 2009/448 K. ile bu suçlardan mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın temyiz edildiği ve halen temyiz aşamasında olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece B.K. 53. maddesi gereğince “Hakim kusuru olup olmadığına yahut haksız fiili failinin temyiz kudretine haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyetine dair hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinden verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir.” hükmüne göre anılan ceza dosyasının kesinleşmesi beklenilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün davalı … davalı yanında katılan feri müdahil yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekili ve davalı yanında katılan fer’i müdahil vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı … fer’i müdahil yararına 825,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ile fer’i müdahile ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi