Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9240 E. 2011/5520 K. 25.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9240
KARAR NO : 2011/5520
KARAR TARİHİ : 25.04.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı…Gıda Ltd.Şti. vekili, asıl davada taraflar arasında 16.7.1999 tarihinde şeker ihracı ile ilgili sözleşme yapıldığını, sözleşme uyarınca davalı şirkete 109.350.-USD teminat yatırdıklarını, müvekkili şirket yetkilisinin dava dışı kişiler tarafından dolandırılması nedeniyle ihracatın gerçekleşmediğini, müvekkilince şeker bedelinin ödendiğini, teminatın iadesi için davalıya başvurduklarında davalının yatırılan teminatın sadece 9.940.40.-Dolarını iade ettiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 12.500.USD’nin aynen veya ödeme günündeki kur üzerinden 02.1.2006 tarihli ihtarlarının davalıya tebliğinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı…Gıda Ltd.Şti. vekili, birleşen davada, asıl davanın yargılaması sırasında dosyaya sunulan bilirkişi raporunda müvekkilinin alacağının 22.422.10.-USD olarak tespit edildiğini belirterek saklı tuttukları 9.922.-USD’nin aynen veya ödeme tarihindeki TL.karşılığının davalının teminat olarak aldığı günden itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Fabrikaları A.Ş. vekili, müvekkilince sözleşmenin feshedilerek sözleşmenin cezai şartlar başlıklı 13.maddesinin a ve b bentleri uyarınca hesaplama yapıldığını, davacının talebinin yerinde olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre davacının sözleşme gereğince ihraç etmesi gereken şekeri ihraç etmemek suretiyle edimini yerine getirmediği, davalının da sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, davalının teminattan gelir kaydetmesi gereken tutarın düşülmesinden sonra iade edilen dışında davacının bakiye 17.197.57.-USD davalıdan alacağı kaldığı gerekçeleriyle asıl davanın alacak miktarı yönünden kabulü ile 12.500.-USD’nin, birleşen davanın ise kısmen kabulüyle 4.697.57.-USD’nin 23.1.2006 temerrüt tarihinden itibaren devlet bankalarınca bir yıllık USD mevduatına uygulanan en yüksek oranda faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki satış sözleşmesinin 13.maddesinin b bendinin 2.fıkrasında “Alıcı teslim aldığı şekeri ihraç etmezse veya bu şekerin yurt içinde pazarlandığı tespit edilirse Teşekkül elinde mevcut bütün teminatları nakde çevirir. Teşekkülümüzün bu tespitin yapıldığı tarihteki yurtiçi şeker satış fiyatı ile ihraç teslimat tutarı arasındaki farkı teslim tarihinden tahsil tarihine kadar hesaplanan aylık % 10 faizi ile tahsil etme hakkı doğar…” denilmektedir. Bu durumda mahkemece anılan madde hükmü uyarınca davalının faiz talep edebileceği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.