YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3361
KARAR NO : 2011/14518
KARAR TARİHİ : 23.11.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 21.09.2010
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili bankanın…şubesi tarafından davalı lehine 50.000,00 TL bedelli teminat mektubu verilmiş olup, teminat mektubunun tazmini için davalı vekili tarafından 04.03.2009 tarihinde bankanın Bakırköy şubesine müracaatta bulunulduğunu, söz konusu müracaat dilekçesi ve ekleri incelendiğinde ibraz edilen vekaletnamede vekile yargı mercilerinde kullanılmak üzere Ahzu Kabza yetki verilmesine rağmen teminat mektubunun tazmini için bankalardan para çekmek ile ilgili yetkinin verilmemesi sebebiyle, şirket vekiline ödemenin yapılamayacağının noter marifetiyle bildirildiğini, bunun üzerine davalı tarafça davalı banka aleyhine icra takibi başlatıldığını, alacaklı vekilinin talebinin usulüne uygun olarak yapılmadığından dolayı ödeme yapılmamış olup, icra takibine başlanmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili bankanın her hangi bir kusurunun bulunmadığını, uyuşmazlığın icraya intikal etmesinin hemen ardından bankanın garanti yükümlülüğünü yerine getirerek icra dosyasına mektup bedeli kadar ödeme yaptığını, bu ödemenin ardından teminat mektubu bedeli haricinde 7384,10 TL bakiyenin de ödenmesi hususunda bankaya müzekkere gönderildiğini, aradan geçen süre ile ilgili olarak bankanın zaten faizleriyle ödemeyi başlangıçta kabul ve taahhüt etmişken, davalının kendisinden kaynaklanan eksikliği ikmal edip usulüne uygun tanzim talebinde bulunmak yerine icra takibi başlatmakla kötü niyetli olduğunu belirterek, icra dosyasında teminat bedeli haricinde talep edilen 7384,10 TL tutarında borçlu olmadıklarının tespiti ile, davalının %40 tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili lehine verilen 50.000,00 TL bedelli teminat mektubunun tazmini için tazmin talebinin mektup aslıyla birlikte bankaya sunulmasına rağmen aynı gün mektubun tazmini gerekirken bunun yapılmadığını, bunun üzerine davacı banka hakkında icra takibi başlatıldığını, vekil olarak banka nezdinde tüm bu işlemleri takip edebilme hak ve yetkisi kendisine verilmişken, bankanın, vekilin vekaletnamesinin talebi şamil olmadığı iddiasıyla ödeme yapmamasının hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkili tarafından kendisine verilen vekaletnamede “ her nevi dilekçe ve evraklara beni temsilen kendi imzasıyla ilgili kurum ve kuruluşlara vermeye…” ibaresi bulunmasına rağmen bankanın mektubu tazmin talebini reddetmesinin, söz konusu teminat mektubunun müvekkil hesabına geçirilmesinden başka bir talebi içermemesi sebebiyle, kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddine ve davacının %40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı vekilinin bankaya ibraz ettiği talep yazısıyla teminat tazmini ile EFT masrafları tazmin edilecek bedel içinden karşılanmak üzere müvekkili şirkete ait … Bank A. Ş Avcılar şubesinin 154487 – 351 numaralı hesabına aktarılmasını talep ettiği, esasen talebin Ahzu Kabza ilişkin olmadığı, bankanın teminat bedelini verdiği taahhüde rağmen tazmin etmeyerek kusurlu davrandığı ve hakkında icra takibi yapılmasına sebebiyet verdiği, nitekim icra takibinden sonra teminat mektubu bedelini icra dosyasına yatırdığı, borçlu olmadığının tespitini talep ettiği 7384,10 TL nin ise tahsil harcı, başvurma harcı, vekalet ücreti, toplam faiz miktarı ve masraf miktarına ilişkin olup, hakkında icra takibi yapılmasına kusuruyla sebebiyet veren bankanın icra kapak hesabına esas teşkil eden iş bu miktardan da sorumlu olduğu gerekçesiyle, sübut bulmayan davanın reddine ve dava açıldıktan sonra davacının teminat karşılığında icra veznesindeki para alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı alarak, tedbir kararının infaz edildiği anlaşılmakla, davalı yararına davaya konu miktar üzerinden %40 tazminat karşılığının davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.