YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8272
KARAR NO : 2012/2118
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av…. ile davalı vek. Av. … ve Av. Murat Akçayer’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava harici oto satış sözleşmesi uyarınca verilen ve icra takibine konulan 500.000 TL. bedelli çekin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı cevabında, dava konusu çekin, daha önce karşılıksız çıkan çeklerin ve teslim edilen otoların karşılığı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifadesi ile cevabında çekin araç alım-satımına ilişkin olarak verildiğini kabul ettiği, ancak araçların devrinin sağlanmadığı, motorlu araçların ancak noter tarafından düzenlenecek sözleşme ile satılabileceği, bu şekle uyulmaması halinde sözleşmenin geçersiz olacağı, tarafların aldıklarını iade ile yükümlü oldukları belirtilerek çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, çek aslının davacıya iadesine karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de söz konusu dilekçenin HUMK’un 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde verilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince;
a) Mahkemece davalının Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifadesi ile cevap dilekçesinde çekin, noterden resmi şekilde alım-satım işlemi yapılamayan araçlar karşılığında alındığına ilişkin beyanı olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da söz konusu Cumhuriyet Başsavcılığındaki hangi beyanların ve cevap dilekçesindeki hangi ifadelerin böyle bir kabul tarzını gerekli kıldığı Yargıtay denetimine elverişli şekilde açıklanmadan yazılı gerekçe ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
b)Davacı hakkında … 25. İcra Müdürlüğünün 2010/11811 E. sayılı dosyasında bir takip bulunmamasına rağmen, bu takibin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi doğru değildir.
c)Mahkemece harici motorlu araç satımı sözleşmesinin geçersiz olduğu ve tarafların aldıklarını iade etmekle yükümlü oldukları belirtilerek çekin davacıya iadesi hakkında hüküm kurulmuşsa da bu çek karşılığında davacının zilyetliğinde olan araçların davalıya iadesine hükmedilmemiş olması doğru değildir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde mahkemece yapılacak iş; tarafların gösterdikleri delilleri toplayarak iddia ve savunmalarını bu kapsamda değerlendirmekten ibaret olup, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süresinde olmaması nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.