YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8791
KARAR NO : 2011/3244
KARAR TARİHİ : 14.03.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 13.11.2008
Nosu : 723-668
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu takibin faiz alacağına ilişkin olduğunu, bu faizin aslını oluşturan tutarın İzmir 4.İcra Müdürlüğü’nün 2006/6661 Sayılı dosyasında takibe konulduğunu ve müvekkilince ödendiğini, davacının o dosyada faiz oranını bildirmediğini ve faiz alacaklarını saklı tutmadığını, faiz alacağının 23.03.2001 tarihinden gelmekte olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, talep edilen % 225 faiz oranının fahiş olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı bankanın muacceliyetten itibaren uygulanan kısa vadeli faiz oranlarını ispat edemediği, bu nedenle Merkez Bankası’nın o dönem için uyguladığı kısa vadeli krediler için uygulanan avans faizi dikkate alınarak hesaplama yapıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaliyle takibin 3.370.04.-YTL.işlemiş faiz alacağı ve 168.50.-YTL. %5 BSMV olmak üzere toplam 3.538.54.-YTL.üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi’nin 19.maddesinin 1.fıkrası “Üye temerrüde düşmesi halinde, üye ve sözleşmede imzası bulunan diğer sorumlular alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren gerek Türk Lirası ve gerekse ABD Doları borçları için bankanın (Türk Lirası borç için) Türk Lirası ve (döviz yani ABD Doları üzerinden borç için) ABD Doları olarak kısa vadeli krediler için uygulanan faiz oranlarının % 50 fazlası oranında temerrüt faizi ve faizin gider vergisini, komisyon, ücretler vs.yi ödemeyi kabul ve taahhüt ederler” şeklindedir.
Bu durumda mahkemece anılan sözleşme hükmü uyarınca araştırma ve inceleme yapılarak 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın 10/f maddesi ve 5464 sayılı yasanın 26.maddesi hükümleri de gözetilmek suretiyle faiz hesabı yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 14.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.