Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/6937 E. 2011/3258 K. 14.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6937
KARAR NO : 2011/3258
KARAR TARİHİ : 14.03.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında bayilik sözleşmesi akdedildiğini, ancak davalının haksız olarak bu sözleşmeyi, sözleşmenin hitam süresinden önce feshettiğini bildirerek sözleşmenin 27.maddesi gereğince, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL cezai şartın 15.02.2007 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların şifahi olarak bayilik bağının yürütülemeyeceği hususunda mutabık kaldıklarından müvekkilinin LPG ve LPG tüpü talep etmediği, aboneye sunmadığı ve davacı marka tüpleri peyder pey iade ettiğini, gönderilen ihtarın feshe yönelik değil, verilen ipoteğin fekkine yönelik olduğunu, davacının aradan 49 ay geçtikten sonra dava açmasının MK’nun 2.maddesine aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında acentelik ilişkisi bulunduğu, bu nedenle sözleşmenin bir süre tayin edilmiş olsa bile, muhik sebeplerin varlığı halinde her zaman feshedilebileceği, somut olayda davalının davacının kendisinden sonra başkalarına da aynı bölgede bayilik vermiş olması ve bunun işlerini yürütemez hale getirmesiyle haklı olarak feshedildiği, sözleşmeye göre, cezai şartın sözleşmeye aykırılık halinde talep edilebileceği, Haziran 2005’ten beri yaklaşık 2 yıl LPG satılmadığı ve davacının buna karşın cezai şart talep etmediği, sözleşme ilişkisinin 2007’de ortadan kaldırılmasında ise cezai şart talep edildiği, aslında fiilen icra edilmeyen bir sözleşme ilişkisinin görünürde de olsa devam etmesinde davacı için sadece davalının rekabetin önlenmesi dışında bir amacı kalmadığı, bu durumda cezai şartın amacının da ortadan kalktığı, tarafların sözleşme ilişkisinin getirdiği edimlerden vazgeçmiş olmaları nedeniyle cezai şart talep edilmesinin MK’nun 2.maddesine aykırılık teşkil ettiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.