Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/2952 E. 2011/16140 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2952
KARAR NO : 2011/16140
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirketin merkezinde 03/02/2007 tarihinde yapılan hırsızlık nedeniyle dava konusu çeklerin müvekkilinin rızası hilafına elinden çıktığını, söz konusu müşteri çekleri yönünden zayi nedeniyle iptal talepli dava açıldığını, çeklerin ciro yoluyla çekleri elinde bulunduran davalı hamilin eline geçtiğini, yapılan ciroların sahte olma ihtimalinin yüksek olduğunu, hırsızlık olayının 92 adet ihtarname ile factoring şirketlerine bildirildiğini, davalının kötüniyet ve ağır kusuruyla çekleri takibe koyduğunu ve meşru hamil olmadığını bildiği halde çek bedellerini tahsil ettiğini belirterek ödeme yapılan icra dosyalarındaki miktarlar üzerinden istirdat taleplerinin kabulüne, temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline geri ödenmesine, ayrıca kötüniyetle takip yapan davalıdan %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin bir factoring şirketi olup, yasa ve yönetmelik çerçevesinde faaliyetlerini sürdürdüğünü, çeki ciro yoluyla alan müvekkilinin çeki kötüniyetle almadığı gibi ağır kusurlu da olmadığını, zira çekin çalıntı olduğunu bilmesinin mümkün bulunmadığını, zayi nedeniyle iptal davasında verilen ödeme yasağının müvekkili tarafından takip yapmasına da engel olmayacağını beyan ederek davanın reddine ve davacıdan %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın rıza dışında elden çıktığı iddia edilen çekler nedeniyle menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olduğu, davalı … şirketinin en son 05/03/2007 tarihinde çek teslim aldığı, davacı ihtarının ise daha sonra 23/03/2007 tarihinde tebliğ edildiği, dava konusu çeklerde keşidecilerin farklı gerçek ya da tüzel kişilikler olduğu ve muntazaman birbirini takip eden cirolar ile çeklerin davalı … şirketine geçtiği, bu haliyle davalı şirketin son hamil konumunda olup davacı tarafın bile bile kendisinin zararına hareketle senedin iktisap edildiğini kanıtlamakla yükümlü olduğu, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında davacının, davalı hamilin çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisabında ağır kusuru bulunduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle dava konusu çekin 10/10/2006 tarih ve 26315 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Finansal Kiralama, Factoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğin 22/2 maddesinde öngörülen koşullara uygun şekilde temlik alınmış olduğu yolunda görüş bildiren bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.